1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 13. Ceza Dairesi
  4. EVDEN PARA ÇALAN KİŞİNİN İKRARININ CEP TELEFONU İLE KAYDEDİLMESİ – SES VE GÖRÜNTÜ KAYITLARININ HUKUKA UYGUN OLARAK ELDE EDİLMEMESİ NEDENİYLE HÜKME ESAS ALINMAYACAĞI

EVDEN PARA ÇALAN KİŞİNİN İKRARININ CEP TELEFONU İLE KAYDEDİLMESİ – SES VE GÖRÜNTÜ KAYITLARININ HUKUKA UYGUN OLARAK ELDE EDİLMEMESİ NEDENİYLE HÜKME ESAS ALINMAYACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Sanığın müşteki tarafından eve çağrılarak kendisiyle konuşulduğu, bu görüntü ve konuşmaların gizlice müştekiye ait cep telefonuna kaydedildiği olayda; öncelikle müştekinin delil olarak sunduğu ve sanığın; eşinin olaya dahli olmadığı, kendisinin de önceki hırsızlığı inkar etmekle birlikte 16.12.2011 tarihindeki suçu ikrarı içeren ses ve görüntü kaydının hukuka aykırı bir delil olup olmadığının irdelenmesi gerekir. 5237 sayılı TCK’nın 132. maddesi ve devamı hükümleri uyarınca, özel hayatın gizliliğini ihlal ve bu meyanda kişilerin özel hayatına ilişkin ses ve görüntülerin rızaları olmaksızın kayda alınması, ifşa edilmesi suç olarak düzenlenmiştir. Bu itibarla; dosyaya delil olarak sunulan ses ve görüntü kayıtları hukuka uygun olarak elde edilmediğinden hükme esas alınamaz ise de müştekinin iddiası ve annesi tanığın yeminli beyanına göre, sanığın müştekinin evinden 16.12.2011 tarihinde çekmeceye konulan 700-TL paranın 200-TL’sini çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediği sübuta erdiği halde, mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
13. Ceza Dairesi
E: 2014/10489 K: 2014/25006 K.T.: 10.09.2014
DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
KARAR : 1- ) Sanık Ercüment hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat hükmünün yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün ONANMASINA,
2- ) Sanık Günay hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat hükmünün yapılan incelemesinde;
Sanığın müştekinin evinde temizlikçi, eşi olan diğer sanığın ise şoför olarak çalıştığı, 12.12.2011 tarihinde evden 13.000 TL ve 100 ABD Dolarının çalındığının farkedilmesi üzerine, müşteki tarafından sanık Günay’dan şüphelenilerek çekmeceye seri numaraları alınıp 700 TL para bırakıldığı, 16.12.2011 günü sanık evden ayrıldıktan sonra paranın 200 TL’sinin çalındığının anlaşılması üzerine sanığın müşteki tarafından eve çağrılarak kendisiyle konuşulduğu, bu görüntü ve konuşmaların gizlice müştekiye ait cep telefonuna kaydedildiği olayda; öncelikle müştekinin delil olarak sunduğu ve sanığın; eşinin olaya dahli olmadığı, kendisinin de önceki hırsızlığı inkâr etmekle birlikte 16.12.2011 tarihindeki suçu ikrarı içeren ses ve görüntü kaydının hukuka aykırı bir delil olup olmadığının irdelenmesi gerekir.
Buna ek olarak müştekinin, 12.12.2011 tarihinde işlenen hırsızlığı şüphelendiği sanıkların işleyip işlemediğini tespit maksadıyla … seri numaraları alınıp çekmeceye 700 TL bıraktığına, bunun içinden 200 TL’nin eksildiğine, bırakma ve eksilme arasında geçen sürede olayın geçtiği müştekiye ait eve sanık Günay’dan başka hiçbir kimsenin gelmediğine dair beyan ve iddiası, tanık F. B.’ın görgüye dayalı yeminli beyanıyla doğrulanmıştır.
5237 sayılı TCK’nın 132. maddesi ve devamı hükümleri uyarınca, özel hayatın gizliliğini ihlâl ve bu meyanda kişilerin özel hayatına ilişkin ses ve görüntülerin rızaları olmaksızın kayda alınması, ifşa edilmesi suç olarak düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 135. maddesi ve devamı hükümleri uyarınca, şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla yaptığı iletişiminin denetlenmesi belli koşullara bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un 206 ve 217/2. maddeleri uyarınca Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir denilmektedir.
Bu itibarla;
Dosyaya delil olarak sunulan ses ve görüntü kayıtları hukuka uygun olarak elde edilmediğinden hükme esas alınamaz ise de. müşteki S. S.’ın iddiası ve annesi tanık F.B.’ın yeminli beyanına göre, sanık Günay’ın müştekinin evinden 16.12.2011 tarihinde çekmeceye konulan 700 TL paranın 200 TL’sini çalmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediği subuta erdiği hâlde, mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi;
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle gerekçe yönünden kısmen tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları