1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 2. Hukuk Dairesi
  4. EŞLERDEN BİR TANESİNİN FİİLİ AYRILIĞA SEBEP OLMASI HALİNDE BOŞANMADA TAMAMEN KUSURLU OLACAĞI – DAVALI KADIN LEHİNE MADDİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ – YOKSULLUĞA DÜŞMEYECEK EŞE YOKSULLUK NAFAKASI VERİLMEMESİ GEREKTİĞİ

EŞLERDEN BİR TANESİNİN FİİLİ AYRILIĞA SEBEP OLMASI HALİNDE BOŞANMADA TAMAMEN KUSURLU OLACAĞI – DAVALI KADIN LEHİNE MADDİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ – YOKSULLUĞA DÜŞMEYECEK EŞE YOKSULLUK NAFAKASI VERİLMEMESİ GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Toplanan delillerden; davalı kadının emekli avukat olup, emekli maaşı ve kira gelirinin bulunduğu, İstanbul ve Silivri’de taşınmazlarının olduğu, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluşmamıştır. Davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, kabulü isabetsiz olmuştur.
T.C.
Yargıtay
2. Hukuk Dairesi
E: 2015/4774 K: 2015/20310 K.T.: 04.11.2015
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek tarafından Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayanılarak dava açılmış, mahkemece ilk açılan boşanma davasında davalı vekiline yapılan tebligatın usulsüz olduğu bu sebeple dava dosyasının halen derdest olduğu ve kesinleşmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Bu durumda muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur (Teb. K. md. 32). Davacı erkek tarafından açılan ilk boşanma davasında davalı kadın vekiline Yargıtay onama kararının tebliği usulsüz de olsa, davalı vekili 24.09.2013 tarihli cevap dilekçesinde davacı eş tarafından daha önce Üsküdar 1. Aile Mahkemesi’nde 2005/628 Esas sayılı dosya ile boşanma davası açıldığını, reddedildiğini, kesinleştiğini ve 04.032014 tarihli cevaba cevap dilekçesiyle de 7 yıldır ayrı yaşadıklarını beyan etmiştir. Bu durumda davalı kadının Yargıtay onama ilamının kendisine tebliğ işlemi ve kararın 02.12.2009 tarihinde kesinleştiğine dair bir itirazının bulunmadığı, dolayısıyla usulsüz de olsa öğrendiğini açıkladığından Yagrıtay onama ilamının tebliğ işleminin geçerli hale geldiği ve red kararının 02.12.2009 tarihinde kesinleştiğinin kabulünün gerektiği anlaşılmaktadır. Taraf beyanları ve tanık beyanlarından da tarafların reddedilen boşanma davasından sonra da bir araya gelmedikleri anlaşıldığına göre davanın kabulü gerekirken, reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04.11.2015 (Çar.)
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları