1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 2. Hukuk Dairesi
  4. DÜZENLİ VE SÜREKLİ GELİRİ OLAN EŞİN YOKSULLUK NAFAKASINA HAK KAZANAMAYACAĞI – EVLİLİK BİRLİĞİNE İLİŞKİN GÖREVLERİN YERİNE GETİRİLMEMESİNİN TEK BAŞINA KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI NİTELİĞİNDE OLMADIĞI

DÜZENLİ VE SÜREKLİ GELİRİ OLAN EŞİN YOKSULLUK NAFAKASINA HAK KAZANAMAYACAĞI – EVLİLİK BİRLİĞİNE İLİŞKİN GÖREVLERİN YERİNE GETİRİLMEMESİNİN TEK BAŞINA KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI NİTELİĞİNDE OLMADIĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davacı kadının düzenli ve sürekli gelirinin olduğu, boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi şartları oluşmamıştır. Yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiştir. Davalının evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmemesi tek başına davacının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemez. Bunun dışında davalıdan kaynaklanan davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir olayın varlığı da kanıtlanamamıştır. O halde davacının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
T.C.
Yargıtay
2. Hukuk Dairesi
E: 2015/7379 K: 2015/24925 K.T.: 24.12.2015
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Bodrum Aile Mahkemesi
TARİHİ : 05/11/2014
NUMARASI : 2014/273-2014/215
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, yoksulluk nafakası ve kendisinin reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadının düzenli ve sürekli gelirinin olduğu, boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi şartları oluşmamıştır. Yokksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
3-Davalının evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmemesi tek başına davacının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemez. Bunun dışında davalıdan kaynaklanan davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir olayın varlığı da kanıtlanamamıştır. O halde davacının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.12.2015(Prş.)
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları