1. Anasayfa
  2. Danıştay
  3. 2. Daire
  4. DAVACININ VEFAT ETMESİ HALİNDE YARGILAMA GİDERLERİNİN KİMİN ÜZERİNDE BIRAKILACAĞI

DAVACININ VEFAT ETMESİ HALİNDE YARGILAMA GİDERLERİNİN KİMİN ÜZERİNDE BIRAKILACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Dava konusu işlemin niteliği dikkate alındığında, işbu davanın, yalnızca vefat eden davacıyı ilgilendirdiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26/2 maddesi uyarınca, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmı yönünden dava dilekçesinin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkeme kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının davacının vefatı nedeniyle kaldırılarak dava dilekçesinin iptaline karar verildiği, diğer bir ifadeyle davalı idarelerin temyiz istemlerinin esası hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı dikkate alındığında, temyiz yargılama giderlerinin davalı idareler üzerinde, diğer yargılama giderlerinin ise mahkeme kararında belirtilen şekilde taraflar üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
T.C.
Danıştay
2. Daire
E: 2015/3282 K: 2015/8275 K.T.: 22.10.2015
İsteğin Özeti: Ankara 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 11/02/2015 günlü, E:2014/107, K:2015/232 sayılı kararın iptale ilişkin kısmının, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
Cevabın Özeti:Temyiz istemlerinin reddi gerektiği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi: İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmı yönünden, davacının ../../2015 tarihinde vefat etmesi ve dava konusu işlemin niteliği dikkate alındığında işbu davanın, yalnızca vefat eden davacıyı ilgilendirmesi nedeniyle dava dilekçesinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi’nce dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında bir karar verilmeksizin 2577 sayılı Kanuna 6552 sayılı Kanun ile eklenmiş olan 20/B maddesi uyarınca işin gereği düşünüldü:
Dava; davacı tarafından, ÖSYM Başkanlığınca 29/12/2013 tarihinde yapılan Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü Görevde Yükselme Yazılı Sınavında sorulan sorulardan 6 adedinin hatalı olduğundan bahisle iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 11/02/2015 günlü, E:2014/107, K:2015/232 sayılı kararıyla; davacının …. nca 29/12/2013 tarihinde yapılan …. Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü Görevde Yükselme Yazılı Sınavı’na katıldığı, sınav sonuçlarının 03/01/2014 tarihinde açıklandığı ve davacının 41 doğru 19 yanlış yaparak 68,33333 puan alarak başarısız olduğu, 6 adet sorunun hatalı olduğu ileri sürülerek, söz konusu soruların iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, iptali istenen sorular hakkında alanında uzman bilirkişilerce hazırlanan raporlar neticesinde, Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü Görevde Yükselme Yazılı Sınavındaki 9., 27., 37., 46. ve 55. soruların hatalı olduğu yönünde görüş bildirildiği ve söz konusu raporlar hükme esas alınacak nitelikte görüldüğü ve öte yandan, iptali istenen genel kültür alanına ilişkin 20. sorunun genel kültür alanında olması ve bilirkişiyi gerektirmediği kanaati ile Mahkeme heyetince re’sen yapılan incelemede söz konusu soruda yanıltıcı bir durumun olmadığı ve genel kültür alanındaki soruda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle, dava konusu …. nca 29/12/2013 tarihinde yapılan …. Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü Görevde Yükselme Yazılı Sınavındaki 9., 27., 37., 46. ve 55. soruların iptaline, 20. sorunun iptali istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı idareler, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğunu öne sürerek bozulmasını istemektedirler.
Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen hususlar dikkate alındığında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20/B maddesi hükmü gereğince Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 11/02/2015 günlü, E:2014/107, K:2015/232 sayılı kararının iptale ilişkin kısmı kaldırılarak, uyuşmazlığın esası yeniden incelendi;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemişse varsa yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı, aynı maddenin ikinci fıkrasında da yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davalı ….’nın 09/10/20015 tarihinde Danıştay evrak kaydına giren beyan dilekçesi ile, davacının vefat etmesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca dava dilekçesinin iptaline, bu talebinin kabul edilmemesi halinde temyiz dilekçelerindeki hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, UYAP kaydına göre de davacının …/…/2015 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu işlemin niteliği dikkate alındığında, işbu davanın, yalnızca vefat eden davacıyı ilgilendirdiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26/2. maddesi uyarınca, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmı yönünden dava dilekçesinin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Mahkeme Kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının davacının vefatı nedeniyle kaldırılarak dava dilekçesinin iptaline karar verildiği, diğer bir ifadeyle davalı idarelerin temyiz istemlerinin esası hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı dikkate alındığında, temyiz yargılama giderlerinin davalı idareler üzerinde, diğer yargılama giderlerinin ise Mahkeme kararında belirtilen şekilde taraflar üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmı yönünden dava dilekçesinin iptaline ve bu kararın davalı idarelere, davacı vekiline ve davacının mirasçılarına bildirilmesine, temyiz yargılama giderlerinin davalı idareler üzerinde, diğer yargılama giderlerinin ise temyize konu kararın hüküm fıkrasında belirtilen şekilde taraflar üzerinde bırakılmasına, posta ücretlerinden artan kısımların taraflara ve kullanılmayan 45,60 TL yürütmeyi durdurma harcının davalı ….na iadesine, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları