1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 22. Hukuk Dairesi
  4. DAVACI İŞÇİNİN SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN ŞİRKET YETKİLİSİ ALEYHİNE PAYLAŞIMDA BULUNDUĞUNUN İSPAT EDİLEMEMESİ ANCAK TANIK VE DAVACI BEYANLARININ İDDİA EDİLEN SATAŞMAYI DOĞRULAMASI

DAVACI İŞÇİNİN SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN ŞİRKET YETKİLİSİ ALEYHİNE PAYLAŞIMDA BULUNDUĞUNUN İSPAT EDİLEMEMESİ ANCAK TANIK VE DAVACI BEYANLARININ İDDİA EDİLEN SATAŞMAYI DOĞRULAMASI

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Facebook isimli sosyal paylaşım sitesindeki paylaşımın davacı tarafından yapılmadığı savunulmuş ise de, davacının tanıkların yanında iken şirket yöneticisi Metin Türk hakkında “onu vuracağım” şeklinde beyanda bulunduğu tanık anlatımları ve davacının beyanı ile sabittir. Söz konusu eylem işverenin bir başka işçisine sataşma niteliğinde olduğuna göre, feshin haklı nedene dayanması nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile bu alacakların hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

T.C.
Yargıtay
22. Hukuk Dairesi
E: 2014/19137 K: 2014/23097 K.T.: 08.09.2014

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Bursa 5. İş Mahkemesi
TARİHİ : 14/02/2013
NUMARASI : 2011/725-2013/45

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 01.02.2005-31.03.2009 tarihleri arasında alt işveren G… Sos. Hiz. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait işyerinde, 01.04.2009-30.11.2010 tarihleri arasında Ö.. Ulaş. Gem. Sök. San. Tic. A. Ş. bünyesinde çalıştığını 01.12.2010 tarihinden sonra ise tüm işçilik haklarıyla birlikte davalı işveren tarafından istihdam edildiğini, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili zamanaşımı savunmasında bulunarak, hizmet akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d. maddesi uyarınca işçinin işverenin kendisine, aile üyelerine, başka işçisine sataşması nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini ve davacının fazla mesai alacağının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının sosyal medya üzerinden şirket yetkilisi aleyhine paylaşımda bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, davacı işçinin iş verenin bir başka işçisine sataşma niteliğinde olan davranışları sebebiyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 25’inci maddesinin II’nci bendinin (d) fıkrasına göre, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene veya aile üyelerinden birine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır. Böyle durumlarda işçi, Anayasanın 25. ve 26’ncı maddesi ile güvence altına alınmış düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanamaz.
Somut olayda, facebook isimli sosyal paylaşım sitesindeki paylaşımın davacı tarafından yapılmadığı savunulmuş ise de, davacının B.. K.. ve M.. Y..’ın yanında iken şirket yöneticisi Metin Türk hakkında “onu vuracağım” şeklinde beyanda bulunduğu tanık anlatımları ve davacının beyanı ile sabittir. Söz konusu eylem işverenin bir başka işçisine sataşma niteliğinde olduğuna göre, feshin haklı nedene dayanması nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile bu alacakların hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçi fazla çalışma ücreti isteğinde bulunmuş, mahkemece davacının tüm çalışma süresi boyunca şoför olarak çalıştığı varsayımına göre düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak talebin kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan bu tespit dosya içeriğine uymamaktadır.
Tanık anlatımlarına göre davacının bir süre güvenlik görevlisi olarak çalıştığı anlaşılmıştır. Davacı tanığı, davacının güvenlik elemanı olarak çalıştığı dönemde mesainin sekizer saatlik üç vardiya şeklinde yapıldığını belirtmiştir. Bu durumda güvenlik görevlisi olarak çalışılan dönemde fazla mesai yapıldığı ispatlanmış sayılamaz. Açıklanan nedenlerle mahkemece davacının güvenlik görevlisi olarak çalıştığı süre kesin olarak tespit edilerek toplam çalışma süresinden indirilmek suretiyle fazla mesai alacağının belirlenmesi gerekirken, davacının tüm çalışma süresi boyunca şoförlük yaptığı kabul edilerek fazla mesai alacağı hesaplanıp hüküm altına alınması doğru değildir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları