1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 13. Ceza Dairesi
  4. ÇOCUĞUN SUÇA SÜRÜKLENMESİ – KISITLI KÜÇÜĞÜN SUÇ İŞLEMESİ – ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ

ÇOCUĞUN SUÇA SÜRÜKLENMESİ – KISITLI KÜÇÜĞÜN SUÇ İŞLEMESİ – ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapması için zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen 141.00 TL ücretin, suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması yasaya aykırıdır.

T.C.
Yargıtay
13. Ceza Dairesi
E: 2015/15996 K: 2017/3199 K.T.: 28.03.2017

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
KARAR: I- Suça sürüklenen çocuk … … ve sanık … … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Katılanlar ve sanık beyanına göre, kapı kilidi bozuk olduğu için kilitlenmeyen suça konu aracın düz kontak yapılarak çalıştırıldığının belirtilmesi karşısında, sanığın ve suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 141/1. maddesine göre uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 Sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçuna dair uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk … …’e savunmasını yapması için zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafıiye ödenen 141.00 TL ücretin, suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye, yine Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
2-) Sanık … … hakkında; Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi sebebiyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … …’in ve suça sürüklenen çocuk … … temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeple isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından, suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafii ücreti yüklenmesine dair kısımların çıkarılması suretiyle, yine sanık Abdullah için “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına dair bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Il- Suça sürüklenen çocuk … … ve sanık … … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
1-) Sanık … aracın kilitli olmadığını iddia etmesi, katılanların aracın kapısının bozuk olması sebebiyle kilitlenmediğini beyan etmeleri karşısında, unsurları itibariyle oluşmayan mala zarar verme suçundan beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- )5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuk … …’e savunmasını yapması için zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafıiye ödenen 141.00 TL ücretin, suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle; Avrupa însan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye, yine Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
3-) Sanık … … hakkında; Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi sebebiyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
SONUÇ: Bozmayı gerektirmiş, sanık … …’in ve suça sürüklenen çocuk … …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebeple 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma hükmünün CMUK’un 325. maddesi uyarınca, hükmü temyiz etmeyen sanık … …’e sirayetine, 28/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları