1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 11. Hukuk Dairesi
  4. ÇEKİN ÇALDIĞINI DERHAL BANKAYA BİLDİRMEYEN ÇEK SAHİBİ – BANKANIN SORUMLULUĞU – MÜTERAFİK KUSUR

ÇEKİN ÇALDIĞINI DERHAL BANKAYA BİLDİRMEYEN ÇEK SAHİBİ – BANKANIN SORUMLULUĞU – MÜTERAFİK KUSUR

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Dava çalıntı çek bedelinin ödenmesi nedeniyle açılmış alacak davasıdır. Davacının yanında çalışan işçi davacının çekini çalarak ciro etmiş ve diğer davalı şirket çeki bankadan tahsil etmiştir.Çekin çalındığını derhal bankaya bildirmeyen çek sahibi müterafik kusurludur. Çek sahibi şirketin çekin çalındığını bankaya bildirmesi gerekir.

T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
E:
2013/900 K: 2013/17216 K.T.: 01.10.2013

DAVA: Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.10.2012 tarih ve 2011/404-2012/273 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR: Davacı vekili, müvekkili şirket çalışanı davalı Ş.V.’nin şirkete ait 3… sayılı boş çek yaprağını çalıp 15.000,00 TL bedel yazarak imzalayıp diğer davalı A.Ş.’ye ciro ettiğini, davalı A.Ş.’nin de bu çeki keşide tarihinde davalı bankadan tahsil ettiğini, müvekkilinin durumu öğrendikten sonra suç duyurusunda bulunduğunu, davalı bankanın ödeme yaparken keşideci imzasını denetlemediğini, bankanın ödeme sırasında gereken dikkat ve özeni göstermediğini ileri sürerek, 15.000,00 TL’nin ödeme tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, çekte bulunması gereken esaslı unsurların bulunduğunu, buna dayanarak bankanın ödeme yapmaktan kaçınmasının mümkün olmadığını, olayda bankaya kusur yükletilemeyeceğini, çekin çalınmasından hemen sonra davacının müvekkili bankaya ihbarda bulunmadığını, davaya konu çekin bulunduğu çek koçanından pek çok çek keşide edilmesine rağmen davaya konu çekin çalındığının fark edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının ağır kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemizin 23.06.2011 tarih, 2009/14253 Esas 2011/7629 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının davaya konu zararın meydana gelmesinde müterafık kusuru bulunduğu ve kusur oranının %25 oranında olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüyle 15.000,00 TL alacağın tamamından davalılar A.Ş., E.V., 11.250,00 TL’lik kısmından davalı banka sorumlu olmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere 15.11.2005 ödeme tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı banka yönünden fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 601,38 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları