1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. Hukuk Genel Kurulu
  4. BORÇLUNUN HACİZ SIRASINDA EMEKLİ MAAŞININ TAMAMINA HACİZ KONULMASINA MUVAFAKATİNİN GEÇERLİ OLDUĞU – BORÇLUNUN HACZEDİLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN MAL VE HAKLARLA İLGİLİ HAKKINDAN VAZGEÇEBİLECEĞİ

BORÇLUNUN HACİZ SIRASINDA EMEKLİ MAAŞININ TAMAMINA HACİZ KONULMASINA MUVAFAKATİNİN GEÇERLİ OLDUĞU – BORÇLUNUN HACZEDİLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN MAL VE HAKLARLA İLGİLİ HAKKINDAN VAZGEÇEBİLECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: İİK 83-a maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Ancak haciz sırasında ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu, haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir. Somut olayda borçlunun muvafakati haciz sırasında olduğuna ve yukarıda açıklanan kurala uygun bulunduğuna göre, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü isabetsizdir.  
T.C.
Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu
E: 2004/12-167 K: 2004/185 K.T.: 31.03.2004
DAVA: Taraflar arasındaki “şikayet” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 18.İcra Tetkik Hakimliğince davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.03.2003 gün ve 2003/140 E., 86 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 03.06.2003 gün ve 2003/10206-12983 sayılı ilamı ile;
(… Alacaklı S.A. vekili tarafından borçlu F.Ş. hakkında genel haciz yolu ile icra takibine geçilmiş ve örnek 49 numaralı ödeme emri adı geçene 25.01.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. Takibin kesinleşmesinden sonra 21.02.2003 tarihindeki haciz sırasında adı geçenin emekli maaşının tamamına haciz konulmasına muvafakat ettiği görülmektedir.
İİK 83-a maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de “… borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira, bir malın ne derece haczedilmez olduğunun, borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği” ifade olunmuştur. Bu durumda haciz sırasında yada haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir.
Somut olayda borçlu F.Ş.’nin muvafakatı haciz sırasında olduğuna ve yukarıda açıklanan kurala uygun bulunduğuna göre, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir …)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
KARAR: Dava (şikayet) borçlu şikayetçinin muvafakatiyle, emekli maaşının tamamına haciz konulmasına ilişkin haciz işleminin iptali ve takibin durdurulması istemine ilişkindir.
Şikayetçi F.Ş. vekili, davalı S.A. tarafından şikayetçi aleyhine 4.224.450.000 TL. alacağın tahsili için icra takibine başlandığını, 21.02.2003 tarihinde haciz işlemi yapıldığını, Emekli Sandığından almakta olduğu emekli maaşının tamamı üzerine haciz konulması için 24.02.2003 tarihinde müzekkere yazılmasının davalı tarafça talep edildiğini, bu talebe binaen icra Müdürlüğünün, davacının almakta olduğu dul ve yetim maaşının tamamının haczedilerek dosyaya gönderilmesi için Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazdığını, oysa, davacının maaşının tamamının haczine açık bir muvafakat vermediğini, vermesine imkan da bulunmadığını, zira bu maaşından başka hiçbir gelirinin olmadığını, bu işlemin, davacının rızası dışında zaptı okumadan imzalamasından yararlanılarak yapıldığını, esasen davacının okuma ve yazma bilmediğini, çok yaşlı olduğunu, yasaya göre dul ve yetim maaşının haczedilemeyeceğini ileri sürerek; haciz işleminin iptaline, takibin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
İcra Tetkik Mercii; icra müdürünün, borçlu ve ailesinin geçinmesi için gereken miktarı araştırıp saptadıktan sonra, haczedilecek azami miktarı belirlemek zorunda olduğu, salt muvafakate dayalı olarak maaşın tamamının haczine ilişkin işlemin bu nedenle yasaya uygun bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetçi borçlunun Emekli Sandığından almakta olduğu maaşın dörtte birinden fazla kısmı üzerindeki haczin kaldırılmasına, fazlaya ait istemlerin reddine karar vermiş; hüküm Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK’un 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 31.03.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları