1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 8. Hukuk Dairesi
  4. BORÇLU TARAFINDAN YAPILAN FAİZE İTİRAZI – BANKALAR GENEL MÜDÜRLÜKLERİNDEN SORULARAK FAİZ ORANLARININ TESPİT EDİLMESİ GEREKTİĞİ 

BORÇLU TARAFINDAN YAPILAN FAİZE İTİRAZI – BANKALAR GENEL MÜDÜRLÜKLERİNDEN SORULARAK FAİZ ORANLARININ TESPİT EDİLMESİ GEREKTİĞİ 

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; TCMB’nin Türkiye Barolar Birliği’nin talebi üzerine, bankaların 2000-2011 yılları arası dönemde fiilen uyguladıkları oranları tespit ederek bildirdiğine ilişkin üst yazı ve ekindeki oranların, 2012 yılı için de; kendisi tarafından temin edilen Ziraat, Halk Bankası ve Vakıfbank’ın faiz oranları nazara alınarak istenebilecek faizin hesap edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, ilam ve Yasa maddesi nazara alınarak, Devlet bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranlarının, ilgili Bankalar Genel Müdürlükleri’nden sorularak tespiti ile bu oranlar esas alınarak faiz hesabı yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, bilirkişinin şahsi çabası ile temin ettiği oranlara göre yaptığı hesaplamanın kabul edilerek hüküm kurulması isabetsizdir.
T.C.
Yargıtay
8. Hukuk Dairesi
E: 2013/22794 K: 2014/15772 K.T.: 11.09.2014
DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Takip dayanağı İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/112 Esas ve 2011/149 Karar sayılı ilamında, birleşen 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/818 Esas sayılı davası yönünden ” … 34.169,30 USD alacağın 04.10.1999 (tavzih ile 02.12.1999) tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca USD faizi yürütülmek suretiyle davalıdan davacıya ödenmesine…” karar verilmiştir.
Bu ilamla başlatılan takipte, borçlunun faize itirazı üzerine, Mahkemece, bilirkişiden alınan rapora göre fazla istendiği tespit edilen faizin iptaline karar verilmiş, borçlu vekilince hüküm temyiz edilmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; TCMB’nin Türkiye Barolar Birliği’nin talebi üzerine, bankaların 2000-2011 yılları arası dönemde fiilen uyguladıkları oranları tespit ederek bildirdiğine ilişkin üst yazı ve ekindeki oranların, 2012 yılı için de; kendisi tarafından temin edilen Ziraat, Halk Bankası ve Vakıfbank’ın faiz oranları nazara alınarak istenebilecek faizin hesap edildiği anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece, ilam ve Yasa maddesi nazara alınarak, Devlet bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranlarının, ilgili Bankalar Genel Müdürlükleri’nden sorularak tespiti ile bu oranlar esas alınarak faiz hesabı yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, bilirkişinin şahsi çabası ile temin etttiği oranlara göre yaptığı hesaplamanın kabul edilerek hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nın 366 ve 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un4 28. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç ) ve İİK’nın 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları