1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. BONODAKİ KEŞİDECİ VE LEHTARIN AYNI KİŞİ OLMASI – ALACAKLI VE BORÇLU SIFATLARININ BİRLEŞTİĞİ – KAMBİYO VASFININ BULUNMADIĞI

BONODAKİ KEŞİDECİ VE LEHTARIN AYNI KİŞİ OLMASI – ALACAKLI VE BORÇLU SIFATLARININ BİRLEŞTİĞİ – KAMBİYO VASFININ BULUNMADIĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Takip dayanağı senedin keşidecisinin borçlu olduğu, lehtarının ise “… İnş. Taah ve Tic.” olduğu, senet arkasında lehtar adına yapılan ciroda “… İnşaat Taahhüt ve Ticaret” ibaresinin olduğu, senedin lehtar kısmında yer alan ibarenin, keşideciden ayrı bir tüzel kişilik olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, takip dayanağı senedin keşidecisi ve lehtarı aynı kişi olup, senette alacaklı ve borçlu sıfatları birleşmiştir. Mahkemece, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2015/28023 K: 2016/4621 K.T.: 22.02.2016
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçluların şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptıkları başvuruda, takip dayanağı bononun keşideci ve lehtarının aynı kişi olduğunu, kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını belirterek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece, bononun lehtarı ve keşidecisinin farkli kişiler olduğunu gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 778. maddesi 673. maddesine atıf yapmadığından, bir kimse poliçelerde olduğu gibi kendi emrine bono tanzim edemez, diğer bir anlatımla bonoyu tanzim eden, kendisini lehtar göstererek bono düzenleyemez. Dolayısıyla bir kimse poliçede olduğu gibi kendi emrine bono tanzim edemez. Zira, poliçedeki keşideci ile bonodaki keşideci aynı konumda olmayıp; poliçede kabul eden muhatap, bonodaki keşideci durumundadır.
Somut olayda; takip dayanağı senedin keşidecisinin borçlu … olduğu, lehtarının ise “… İnş. Taah ve Tic.” olduğu, senet arkasında lehtar adına yapılan ciroda “… İnşaat Taahhüt ve Ticaret” ibaresinin olduğu, senedin lehtar kısmında yer alan ibarenin, keşideci …’dan ayrı bir tüzel kişilik olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, takip dayanağı senedin keşidecisi ve lehtarı aynı kişi olup, senette alacaklı ve borçlu sıfatları birleşmiştir.
O halde, mahkemece, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nın 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları