1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. BONODA KEŞİDE YERİNİN BELİRGİN BİR İDARİ BİRİMİ BELİRTMEMESİ – KAMBİYO VASFININ KAYBI

BONODA KEŞİDE YERİNİN BELİRGİN BİR İDARİ BİRİMİ BELİRTMEMESİ – KAMBİYO VASFININ KAYBI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Takip dayanağı bonoda tanzim yerinin ayrıca ve açıkça gösterilmediği, keşideci adı soyadı altında yer alan “… Mahallesi .. Caddesi, … Sok. No:… K:3” adresinin ise belirgin bir idari birimi belirtmediği ve dolayısıyla keşide yeri olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşıldığından, TTK’nın 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı sonucuna varılmalıdır. Bu durumda; takibe konu senet kambiyo niteliğini haiz bono olmadığından söz konusu senede dayalı olarak kambiyo takibi yapılamaz.
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2015/31989 K: 2016/570 K.T.: 13.01.2016
DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak borca itiraz ettiği, mahkemece itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6102 Sayılı TTK’nın 776/1-f maddesi gereğince, senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı kanunun 777/4. maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Düzenlenme yeri olarak, idari birim adı (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. 14.12.1992 tarih ve 1991/1 E, 1992/5 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere kısaltılmış olarak yazılan keşide yerinin kabul edilebilmesi için bunun, belirgin ve duraksamaya mahal bırakmayacak bir yeri göstermesi gereklidir.
Somut olaya bakıldığında, takip dayanağı bonoda tanzim yerinin ayrıca ve açıkça gösterilmediği, keşideci adı soyadı altında yer alan “… Mahallesi .. Caddesi, … Sok. No:… K:3” adresinin ise belirgin bir idari birimi belirtmediği ve dolayısıyla keşide yeri olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşıldığından, TTK’nın 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı sonucuna varılmalıdır.
Bu durumda; takibe konu senet kambiyo niteliğini haiz bono olmadığından sözkonusu senede dayalı olarak kambiyo takibi yapılamaz.
O halde, mahkemece, takip dayanağı senedin düzenlenme yerinin idari birim vasfını taşımaması ve bu durumun re’sen gözetilecek hallerden olması nedeniyle, takibe dayanak senedin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının re’sen dikkate alınarak, İİK’nın 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nın 366. ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları