1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 15. Ceza Dairesi
  4. BİLİŞİM SİSTEMLERİNİN ARAÇ OLARAK KULLANILMASI SURETİYLE DOLANDIRICILIK – SANIĞIN FACEBOOK ÜZERİNDEN SATIŞ İÇİN İLAN VERDİĞİ TELEFON YERİNE FENER GÖNDERMESİ – GÖREV

BİLİŞİM SİSTEMLERİNİN ARAÇ OLARAK KULLANILMASI SURETİYLE DOLANDIRICILIK – SANIĞIN FACEBOOK ÜZERİNDEN SATIŞ İÇİN İLAN VERDİĞİ TELEFON YERİNE FENER GÖNDERMESİ – GÖREV

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Dava, dolandırıcılık suçuna ilişkindir. Dava, sanığın Facebook adlı İnternet sitesinde bir adet cep telefonu için satılık ilanı verdiği, müştekinin ilanda yayınlanan telefon numarasından sanıkla temasa geçip telefona müşteri olduğu ve sanıkla telefonun satılması konusunda anlaştıkları, katılanın kargoyu aldığında üzerinde anlaştıkları bedeli sanığın hesabına gönderdiği, kargoyu açtığında ise, paketten cep telefonu yerine bir el feneri çıktığı iddialarına ilişkindir. Müştekinin Cumhuriyet savcılığına müracaat ederek sanığın parayı almasını engellediği, dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği iddia edilmektedir. Sanığa yüklenen eylemin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri taktir ve değerlendirme Ağır Ceza Mahkemesine aittir.

T.C.
Yargıtay
15. Ceza Dairesi
E: 2015/6866 K: 2015/24737 K.T.: 04.05.2015

 

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, “facebook” adlı internet sitesinde bir adet cep telefonu için satılık ilanı verdiği, müştekinin ilanda yayınlanan telefon numarasından sanıkla temasa geçip telefona müşteri olduğu ve sanıkla telefonun 640.00 TL’ye satılması konusunda anlaştıkları, katılanın kargoyu aldığında 640.00 TL’yi sanığın hesabına gönderdiği, kargoyu açtığında ise, paketten cep telefonu yerine bir el fenerinin çıktığı, müştekinin Cumhuriyet savcılığına müracaat ederek sanığın parayı almasını engellediği, böylece hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmeye çalışmak suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığa yüklenen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde öngörülen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri taktir ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 /son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 04.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları