1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. BELEDİYELERDEN ALACAKLI OLANLARIN MAL BEYANINDA BİLDİRİLMEYEN MALLARIN HACZİNİ DE İSTEYEBİLECEĞİ

BELEDİYELERDEN ALACAKLI OLANLARIN MAL BEYANINDA BİLDİRİLMEYEN MALLARIN HACZİNİ DE İSTEYEBİLECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Anayasa Mahkemesi tarafından ilgili kanunun 15/son fıkrasındaki, haciz işleminin sadece gösterilen mal üzerine uygulanacağına dair kısmının iptal edilmiş olması sebebiyle aynı maddede yer alan “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” hükmü gözetilmek suretiyle belediye mallarının, belediyenin beyan edeceği mallar dışında da haczi mümkün kılınmıştır. O halde; alacaklının, borçlu belediyenin mal beyanında bildirdiği mallar dışındaki mallarının da haczini isteyebileceği anlaşılmakla, mahkeme tarafından şikayetin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2016/12107 K: 2017/3022 K.T.: 01.03.2017

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Alacaklı, şikayetçi borçlu kurum aleyhine, cari hesap alacağına dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatmıştır. Takibin kesinleşmesinden sonra, icra müdürlüğü tarafından, borçlunun ecrimisil ve kira alacaklarının bulunduğu kişi ve kuruluşların isim ve adreslerinin bildirilmesinin istenildiği 14.10.2015 tarihli mal beyanı muhtırası gönderilmiştir. Borçlu tarafından; 6552 sayılı kanunun bir kısmının Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Kanun’un son haline göre kendilerine mal beyanında bulunması için 10 günlük süre verilmesi, bu süre içerisinde mal beyanında bulunulmadığı takdirde haciz işleminin uygulanması gerektiği, dolayısıyla icra müdürlüğünün anılan işleminin iptali istemiyle süresi içerisinde icra mahkemesine başvurulmuştur. Mahkemece, mal beyanında bulunulan taşınmazın alacağı karşılayıp karşılamadığı ya da başkaca tespit edilen malların değerinin karşılayıp karşılamadığı tespit edilmeksizin, borçludan alacaklı olduğu kişilerin isim ve adreslerinin sorulması talebinin kabul edilerek muhtıra gönderilmesinin yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Anayasa Mahkemesi’nin 17.06.2015 tarih ve 2014/194-2015/55 sayılı, Resmi Gazetenin 26.06.2015 tarih ve 29398 sayısında yayınlanan kararında; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesine, 10.09.2014 tarihli ve 6552 sayılı kanunun 121. maddesiyle eklenen fıkranın birinci cümlesinin “..ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır” ibaresi ve ikinci cümlesinin “…veya kamu hizmetlerini aksatacak..” ibaresi ile 6552 sayılı kanunun 123. maddesiyle eklenen geçici 8. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Ayrıca T.C. Anayasası’nın 153/5. maddesi uyarınca “iptal kararları geriye yürümez” hükmü kesinleşen işlem ve kararlara dair olup elde bulunan uyuşmazlığın sürdüğü davalarda “geriye yürümeme kuralı” uygulanmaz. Diğer bir deyişle, bir davada uygulanması gereken bir kanun maddesi iptal edilmiş ise eldeki davada artık uygulanmaz.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, Anayasa Mahkemesi Kanun’un 15/son fıkrasındaki, haciz işleminin sadece gösterilen mal üzerine uygulanacağına dair kısmının iptal edilmiş olması sebebiyle aynı maddede yer alan “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” hükmü gözetilmek suretiyle belediye mallarının, belediyenin beyan edeceği mallar dışında da haczi mümkün kılınmıştır.
O halde; alacaklının, borçlu belediyenin mal beyanında bildirdiği mallar dışındaki mallarının da haczini isteyebileceği anlaşılmakla, mahkeme tarafından şikayetin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nın 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları