1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 21. Ceza Dairesi
  4. BAŞKASINA AİT KİMLİK BİLGİLERİNİ KULLANMA – TCK MADDE 268 UNSUR YOKLUĞU

BAŞKASINA AİT KİMLİK BİLGİLERİNİ KULLANMA – TCK MADDE 268 UNSUR YOKLUĞU

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Her ne kadar araçta yapılan arama sonucunda esrar maddesi ele geçirilmiş ise de; 19.04.2012 tarihli olay tutanağından kolluk görevlilerinin sanığı yakaladıklarında gerçek kimliğini önceden bildiklerinin anlaşıldığı ve sanık hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, işlediği suç nedeniyle de kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği ve 5237 sayılı TCK’nın 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır.
T.C.
Yargıtay
21. Ceza Dairesi
E: 2015/8369 K: 2016/4805 K.T.: 30.05.2016
Dava ve Karar:
1) Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların” hükümden çıkartılması ile yerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına? ibaresi eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün kısmen isteme uygun olarak düzeltilerek ONANMASINA,
2) Sanık hakkında “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanığın hareketlerinden şüphelenilerek aracı durdurulup yapılan kimlik kontrolünde ….. adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, aracın ruhsatı istendiğinde de ruhsatın içinde …..adına düzenlenmiş trafik cezası ve idari yaptırım kararının olduğunun tespit edildiği, sanığın bu şekilde ….. adına trafik cezası ve idari yaptırım kararı düzenlenmesine neden olarak üzerine atılı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; her ne kadar araçta yapılan arama sonucunda esrar maddesi ele geçirilmiş ise de; 19.04.2012 tarihli olay tutanağından kolluk görevlilerinin sanığı yakaladıklarında gerçek kimliğini önceden bildiklerinin anlaşıldığı ve sanık hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, işlediği suç nedeniyle de kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği ve 5237 sayılı TCK’nun 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
SONUÇ: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.05.2016 gününde oybirliği ile, karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları