1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 11. Hukuk Dairesi
  4. BANKANIN TİCARİ VE MESLEKİ OLMAYAN AMAÇLARLA HAREKET ETMESİ – TÜKETİCİ MAHKEMESİ – TÜKETİCİ İŞLEMİ

BANKANIN TİCARİ VE MESLEKİ OLMAYAN AMAÇLARLA HAREKET ETMESİ – TÜKETİCİ MAHKEMESİ – TÜKETİCİ İŞLEMİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet:  Davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı kanunun yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi sebebiyle tüketici, davaya konu bankacılık işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
E: 2016/2073 K: 2017/983 K.T.: 21.02.2017
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2015 tarih ve 2014/848-2015/631 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Banka vekili ve fer’i müdahiller vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.02.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. …, davalı vekili Av. … ile fer’i müdahil TMSF vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkillerin Yurtbank A.Ş.’nin Eskişehir Şubesi’nde ortak hesap açtırdıklarını, banka çalışanları tarafından müvekkillere paralarını off-shore hesabına yatırmaları hususunda yoğun telkinlerde bulunduklarını, ancak off-shore hesabındaki paranın devlet güvencesi altında olmadığı hususunda müvekkillere ikazda bulunulmadığını, bankanın TMSF’ye devredildiğini, off-shore hesaplarındaki paraların ödenmediğini ileri sürerek, müvekkillerin Yurtbank A.Ş.’ye 31/08/1999 tarihinde yatırdığı 58.165,56 TL’nin 05/01/2000 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ceza mahkemesince banka yöneticilerini, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Limited’e yöneltmek suretiyle dolandırdıkları belirtilerek hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğunu, Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince; ceza mahkemesinin “maddi olgunun belirlenmesine” dair mahkumiyet kararının hukuk mahkemesi yönünden
bağlayıcı olduğu, davacıların 31/08/1999 tarihinde yatırdıkları 187.537,56 … Markının 05/01/2000 tarihi itibariyle bakiyesinin 205.097,18 Alman Markına ulaştığı, Türk lirası karşılığının ise 58.165,56 TL olduğunu, davacıların bankanın Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na devri sonucunda paralarını geri alamadıklarını, bankaya havale için tevdi edilen paranın, hesap üzerinde önce yurt dışında kurulu bankaya aktarıldığı, ardından da bu dış bankadan tekrar içerideki aracı bankaya kredi olarak aktarıldığı, böylece gerçekte fiili bir yurt dışı havale ve ithal kredisinin olmamasına karşılık kağıt üzerinde böyle bir havale ve kredi varmış gibi gösterildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 58.165,56 TL’nin 05/01/2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer’i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer’i müdahil OYAK’ın dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’un 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Bu itibarla, fer’i müdahil OYAK vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-) Dava, off shore hesabına aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı kanunun 3/k bendinde “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” tüketici, 3/ı bendinde ise “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma simsarlık, sigorta, vekâlet bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun’un 73/1. Maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara dair davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. Maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Kanun’un görev ve yetkiye dair hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. HMK’nın 1. Maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine dair olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 01.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı kanunun yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi sebebiyle tüketici, davaya konu bankacılık işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle fer’i müdahil OYAK vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kararın res’en BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı banka ve fer’i müdahil TMSF vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalı Banka’ya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcın istemi halinde temyiz eden davalı Banka’ya iadesine, 21/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları