1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 4. Hukuk Dairesi
  4. ASILSIZ SUÇ İSNADI NEDENİYLE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ – KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI

ASILSIZ SUÇ İSNADI NEDENİYLE MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ – KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davaya konu dilekçenin açıklamalar bölümünde “… Belediye Başkanı ve bu iş için çalıştırmış olduğu emlakçılık yapan şahıslar bu tarım arazilerini vatandaşın elinden çok ucuz fiyatlarla toplayıp, usulsüz uygulama imar planları yaparak bu yerleri astronomik rakamlarla satmaktadırlar. Bu iş organize bir suç örgütü şeklinde yapılmaktadır. … Bu suretle organize suç örgütüne üye olmayanlara iş yaptırmamaktadır. Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyeleri, Belediye Teknik Personeli ve Belediyenin teknik işlerine bakan ve serbest çalışan şehir plancısı şahısların oluşturduğu suç örgütü üyeleri …” şeklindeki olumsuz ifadelerin yer aldığı İdare Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinin, davalı vekilleri tarafından ve davalılar adına verilmiş olduğu gözetilerek, davalıların sorumlu olduğunun ve davalıların haksız eylemi ile sosyal kişilik değerlerinin ihlal edildiğinin ve davacının bu nedenle zarar gördüğünün kabulü ile davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekir.
T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
E: 2012/15232 K: 2012/17839 K.T.: 26.11.2012
DAVA: Davacı M.U.B.A. vekili tarafından, davalılar N.N. vd. aleyhine 30/12/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın 6100 sayılı HMK’nın 114-1/d maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine dair verilen 22/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalıların Belediye Meclis kararına göre bazı parsellerde yapılan imar planı ve dayanak idari işlemlerin iptali istemiyle 08.11.2010 tarihinde Tekirdağ Bölge İdare Mahkemesi’nin 2010/1244 esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava ikame edilirken sunulan dava dilekçesinde, dava talebi dışında kendisinin de ismi zikredilerek ciddi suç isnadında bulunulduğunu, ”organize suç örgütü” suçlamasının gerçeği yansıtmadığını belirterek uğradığı manevi zararın davalılara ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar vekilinin davalılar müvekkilleri adına 08/11/2010 tarihli dilekçesi ile Tekirdağ Nöbetçi İdare Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde, davacı MUBA hakkında, dava konusu bir takım beyanlarda bulunduğu anlaşılmış ve suç veya haksız fiil teşkil edecek ya da kişilik haklarına saldırı teşkil edecek beyanlar bulunan bir dilekçenin dosyaya sunulmasının, varsa vekillerin yasal sorumluluğunu doğuracağı, haksız eylemde vekaletin söz konusu olamayacağı, davalı asillerin açılan davada taraf olmadıkları gerekçe gösterilerek 6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalılar vekili tarafından Tekirdağ Nöbetçi İdare Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde, Saray ilçesine bağlı Büyükomca Beldesi’nde bazı parsellerde yapılan uygulama imar planının ve dayanak idari işlemlerin iptalinin istendiği ve dilekçenin açıklamalar bölümünde “… Belediye Başkanı ve bu iş için çalıştırmış olduğu emlakçılık yapan şahıslar bu tarım arazilerini vatandaşın elinden çok ucuz fiyatlarla toplayıp, usulsüz uygulama imar planları yaparak bu yerleri astronomik rakamlarla satmaktadırlar. Bu iş organize bir suç örgütü şeklinde yapılmaktadır. …Bu suretle organize suç örgütüne üye olmayanlara iş yaptırmamaktadır. Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyeleri, Belediye Teknik Personeli ve Belediyenin teknik işlerine bakan ve serbest çalışan şehir plancısı M.U.B.A … şahısların oluşturduğu suç örgütü üyeleri …” şeklinde ifadelere yer verildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda; davaya konu ifadelerin yer aldığı Tekirdağ İdare Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinin vekilleri tarafından davalılar adına verilmiş olduğu gözetilerek, davalıların da sorumlu olduğunun ve Borçlar Yasası’nın 49. maddesi gereğince davalıların haksız eylemi ile sosyal kişilik değerlerinin ihlal edildiği ve davacının bu nedenle zarar gördüğünün kabulü ile davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 26.11.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları