1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 5. Ceza Dairesi
  4. ARAŞTIRMA YAPMADAN BİR KİŞİNİN SAHTE EVRAKLARLA BELEDİYEDE ÇALIŞMAYA BAŞLAMASINA NEDEN OLMAK – KORUMA VE GÖZETİMLE YÜKÜMLÜ OLUNAN BELEDİYE BÜTÇESİNDEN MAAŞ ÖDENMESİ YAPILMASINI SAĞLAMAK – BELEDİYE BAŞKANI BAKIMINDAN ZİNCİRLEME NİTELİKLİ ZİMMET SUÇUNUN OLUŞTUĞU – KAMU GÖREVLİSİ OLMAYAN KİŞİNİN AZMETTİREN OLARAK İŞTİRAK EDEBİLECEĞİ

ARAŞTIRMA YAPMADAN BİR KİŞİNİN SAHTE EVRAKLARLA BELEDİYEDE ÇALIŞMAYA BAŞLAMASINA NEDEN OLMAK – KORUMA VE GÖZETİMLE YÜKÜMLÜ OLUNAN BELEDİYE BÜTÇESİNDEN MAAŞ ÖDENMESİ YAPILMASINI SAĞLAMAK – BELEDİYE BAŞKANI BAKIMINDAN ZİNCİRLEME NİTELİKLİ ZİMMET SUÇUNUN OLUŞTUĞU – KAMU GÖREVLİSİ OLMAYAN KİŞİNİN AZMETTİREN OLARAK İŞTİRAK EDEBİLECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: İcra ettiği görevi gereği koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu belediye bütçesinden toplam 30.380,54-TL maaş ödemesi yapılmasını sağlamak suretiyle menfaat temin etmesi şeklinde kabul edilen eyleminin K.. Belediye Başkanı bakımından zincirleme nitelikli zimmet, TCK’nın 40/2 maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve kamu görevlisi tarafından işlenebilen zimmet suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak kamu görevlisi olmayan H’nin eylemlerinin ise zincirleme nitelikli zimmet suçuna azmettirme suçlarını oluşturacağının gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
5. Ceza Dairesi
E: 2013/14519 K: 2015/17312 K.T.: 14.12.2015
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sınav ilanı, ilkokul diploması sureti, M.. Belediyesinin tayin onayı, sınavda başarılı olanları gösterir tutanak, sınavda sorulan sorulara ilişkin belge, M.. Belediyesinde çalıştığına ilişkin hizmet belgesi, sicil raporları gibi M.. Belediyesinde çalıştığını gösteren sahte olarak düzenlenmiş belgeleri bir zarf içerisinde sunarak tayin talebinde bulunan H.K. hakkında A.K.’nın herhangi bir araştırma yapmadan verdiği olurla onu tahsildar olarak çalışmaya başlatarak 14/01/2010 tarihine kadar belediye bütçesinden Hüseyin’e toplam 30.380,54 TL maaş ödemesi yapılması şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda her iki sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de;
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik olarak kabul edilen eylemlerle ilgili varılan sonuç ile buna ilişkin delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu, ne suretle suçlara iştirak ettiği karar yerinde denetime imkan verecek biçimde gerekçeleriyle gösterilmeden sanık A.K. hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
İcra ettiği görevi gereği koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu belediye bütçesinden H..’ye toplam 30.380,54 TL maaş ödemesi yapılmasını sağlamak suretiyle menfaat temin etmesi şeklinde kabul edilen eyleminin K.. Belediye Başkanı olan A.K. bakımından zincirleme nitelikli zimmet, TCK’nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve kamu görevlisi tarafından işlenebilen zimmet suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak,
kamu görevlisi olmayan H..’nin eylemlerinin ise zincirleme nitelikli zimmet suçuna azmettirme suçlarını oluşturacağının gözetilmemesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12/02/2013 gün ve 2012/15-1364-2013/51 sayılı Kararında açıklandığı üzere; dolandırıcılık suçundan adli para cezasına karar verilirken, TCK’nın 158. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan gün karşılığı para cezasının, artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra, aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilerek, ulaşılan cezanın suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olması durumunda adli para cezasının, anılan Kanunun 158. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca suçtan elde edilen menfaatin iki katına çıkarılması gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması,
Anayasa Mahkemesinin TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının dikkate alınamaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları