1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Hukuk Dairesi
  4. ARAÇ KİRALAMADA CEZAİ ŞART – KİRACININ SORUMLULUĞU

ARAÇ KİRALAMADA CEZAİ ŞART – KİRACININ SORUMLULUĞU

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Taraflar arasında 09.07.2012 tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğine göre kural olarak kiracı, kira dönemi sonuna kadarki kira parasından sorumludur. Davalı kiracının sorumluluğu kiralananın kira sözleşmesindeki bedel ve koşullarda yeniden kiraya verilebileceği süre kadardır. Kira sözleşmesine konu aracın yeniden kiraya verilip verilmediği üzerinde durularak ve kiralanan aracın aynı şartlarla ne kadar süre içinde kiraya verilebileceği gerektiğinde uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek tespit edilecek bu makul süre kadar kira parasından davalının sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2013/13008 K: 2014/4631 K.T.: 09.04.2014
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kiraya veren tarafından, kiracıya karşı kira alacağı ve araç kiralama sözleşmesinin feshi nedeniyle belirlenen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, Davacı ile davalı şirket arasında 09.07.2012 tarihli 3 yıl süreli araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, ancak sözleşme süresi dolmadan davalı şirketin aracı 11.01.2013 tarihinde müvekkili şirkete iade ettiğini, sözleşmenin 9. maddesine göre 1 yıllık kira bedeli olan 11.700 Euro alacağın muaccel hale geldiğini, müvekkilinin bu bedelden indirime giderek 4.875 Euro alacağın karşılığı olan 13.603,51 TL ile aracın teslim edilmeden önceki 10 günlük kullanım bedeli 906,90 TL’nin tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazları nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise, müvekkilinin ödeme güçlüğü yaşaması üzerine davacının kiraya konu aracı 10.01.2013 tarihinde (aslında 04.01.2013 tarihinde) teslim aldığını, buna ilişkin tutanak düzenlendiğini, kira ilişkisini davacının tek taraflı olarak sonlandırdığını, 10 günlük kullanım bedeli talebinin de yanlış olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sözleşmenin davacı tarafın isteği üzerine fesih edildiğinin davalı tarafından kanıtlanamadığı, aracın kira süresi dolmadan davacıya teslim edildiği ve taraflar tacir olduğundan cezai şart tutarından tenkis yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin erken fesih sebebiyle cezai şarta yönelik temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasında 09.07.2012 tarihli 3 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 9. maddesinde “Sözleşmenin uzatılması yeni yapılacak sözleşme ile geçerli olup kısaltılması ya da sözleşmenin iptali durumunda bir yıllık kira bedeli kiralayan tarafından ödenecektir. Kiraya alan bunu peşinen kabul ve taahhüt eder.”
düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece söz konusu sözleşme hükmü cezai şart olarak değerlendirilerek hüküm kurulmuş ise de, sözleşmedeki bu koşulun cezai şart olarak nitelendirilmesi somut olaya uygun düşmemiştir. Kira sözleşmesi davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğine göre kural olarak kiracı, kira dönemi sonuna kadarki kira parasından sorumludur. Ancak TBK’nın 114. maddesi göndermesi ile aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca kiraya verenin de zararın artmasına neden olmaması gerekir. Davalı kiracının sorumluluğu kiralananın kira sözleşmesindeki bedel ve koşullarda yeniden kiraya verilebileceği süre kadardır. Esasen kanun koyucu bu kuralı 6098 sayılı TBK’nun 325. maddesiyle kanun hükmü haline getirmiştir. Kira sözleşmesine konu aracın yeniden kiraya verilip verilmediği üzerinde durularak ve kiralanan aracın aynı şartlarla ne kadar süre içinde kiraya verilebileceği gerektiğinde uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek, tespit edilecek bu makul süre kadar kira parasından davalının sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 sayılı kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’un 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları