1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. ALACAKLI TARAFINDAN BAŞLATILAN İCRA TAKİBİ İSTEMİ – BORÇLUNUN İTİRAZI – İTİRAZIN KALDIRILMASI TALEBİNİN BORÇLUNUN BORÇ İKRARINA DAYANMASI

ALACAKLI TARAFINDAN BAŞLATILAN İCRA TAKİBİ İSTEMİ – BORÇLUNUN İTİRAZI – İTİRAZIN KALDIRILMASI TALEBİNİN BORÇLUNUN BORÇ İKRARINA DAYANMASI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: İİK’nın 68/1. maddesi gereğince, talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar ve noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Ancak, borçlu, borç doğuran ilişkiyi kabul etmişse, alacaklının artık İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen belgelere dayanmasına gerek yoktur.
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2015/28002 K: 2016/4883 K.T.: 23.02.2016
DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine “2011-2012 dönemi su geliri, genel gelir, arsa ve bina vergisi” olarak belirtilen alacağa dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun icra müdürlüğüne başvurarak borca itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu ve mahkemece, takip dayanağı belgelerin İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığı ve bir kısım alacağın 6183 sayılı kanun kapsamında takibinin gerekeceği gerekçesi ile itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nın 68/1. maddesi gereğince, talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar ve noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Ancak, borçlu, borç doğuran ilişkiyi kabul etmişse, alacaklının artık İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen belgelere dayanmasına gerek yoktur.
Somut olayda, her ne kadar takip dayanağı alacağın kaynağı olarak gösterilen belgeler İİK’nın 68/1. maddesindeki belgelerden değil ise de borçlunun borca itirazının “2” numaralı bendinde “Alacaklıya olan borcumu kabul ederek, belirtilen borcumun bir kısmını daha önce işletmekte olduğum otelimde kesmiş olduğum faturalar karşılığında alacaklıya ödemiş bulunmaktayım” şeklinde beyanda bulunmuş, devamında ise asıl alacağın 25.000 TL’sini kabul ettiğini belirterek alacaklı ile aralarındaki hukuki ilişkiyi kabul edip itirazını ödeme olgusuna dayandırdığına göre, alacaklının itirazın kaldırılması isteminde İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen belgelere dayanması gerekmez. Bu ilke HGK’nın 01/12/1985 tarih ve 1984/12-257 E.-984 K. sayılı kararında da aynen benimsenmiştir.
Öte yandan, kamu alacağının genel haciz yolu ile takip edilemeyeceğine dair bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Alacaklı 6183 sayılı kanun uyarınca tahsil yoluna başvurabileceği gibi genel haciz yolu ile takip yoluna da başvurabilir.
O halde, mahkemece, borçlunun dayandığı ödeme iddiası yönünden inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, takip dayanağı belgenin İİK’nın 68/1. maddesinde yazılı belgelerden olmadığı ve alacağın 6183 sayılı kanun uyarıca takip ve tahsilinin gerektiğinden bahisle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nın 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları