1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 3. Hukuk Dairesi
  4. AÇILMIŞ BİR BOŞANMA DAVASI OLMASA DA KADININ TEDBİR NAFAKASI TALEP EDEBİLECEĞİ

AÇILMIŞ BİR BOŞANMA DAVASI OLMASA DA KADININ TEDBİR NAFAKASI TALEP EDEBİLECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Mahkemece; tarafların aynı evde birlikte yaşadıklarından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalının evlilik birliğinin gereklerini yerine getirip getirmediğinin tespiti hususunda araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Mahkemece; bu yönde araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
E: 2014/21778 K: 2015/17718 K.T.: 11.11.2015
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y  K A R A R I
Davacı dilekçesi ile; davalı ile 1980 yılında evlendiklerini, müşterek 3 tane çocuklarının olduğunu, davalının uzun yıllardır kendisine maddi yardımda bulunmadığını, ancak çok büyük çabalar sarfederek küçük harcamalar yaptığını, kendisine para vermediğini iddia ederek, davalıdan aylık 700 TL tedbir nafakasının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşmada verdiği beyanla; davacı ile aynı evde yaşadıklarını, maddi imkanlarının olmadığını, elinden geleni yaptığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; tarafların evli oldukları ve aynı evde yaşadıkları, tedbir nafakası verilmesi için gerekli ayrı yaşama koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 195.maddesi uyarınca; evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
Aynı kanunun 196. maddesine göre de; eşlerden birinin istemi üzerine hakim, ailenin geçimi için herbirinin yapacağı parasal katkıyı belirler.
Taraflar aynı evde birlikte yaşıyor olsalar da diğer tarafın evlilik birliğinin gereklerini yerine getirmemesi halinde yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca sosyal ve ekonomik durumuna uygun şekilde evlilik birliği giderlerine katkıda bulunması zorunludur.
Her ne kadar, mahkemece; tarafların aynı evde birlikte yaşadıklarından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalının evlilik birliğinin gereklerini yerine getirip getirmediğinin tespiti hususunda araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Mahkemece; bu yönde araştırma yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; davacının iddiası doğrultusunda taraf delilleri toplanarak, TMK’nun 195. maddesindeki şartların oluşup oluşmadığı, davalının evlilik birliğinin gereklerini yerine getirip getirmediğini araştırmak ve sonucu dairesinde hüküm kurmak olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları