1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 9. Hukuk Dairesi

9. Hukuk Dairesi

  • SENDİKAL GÖRÜŞMELER SONRASINDA, “20 TL’YE SATILDIK” ŞEKLİNDEKİ FACEBOOK PAYLAŞIMI – ELEŞTİRİ SINIRININ AŞILMADIĞI – HAKSIZ FESİH – İŞE İADE

    Özet: Mahkemece feshin sendikal nedene dayandığı kabul edilmişse de, davacının da katıldığı yasal grevin davalı işverenlikle davacının üyesi olduğu sendikanın anlaşması sonucu sona erdirildiği davacının anılan sözleri bulunması üzerine iş sözleşmesinin feshedildiği, feshin sendikal nedene dayanmadığı, davacının uzlaşma sonrası söylediği iddia edilen sözlerin feshi gerektirecek nitelikte olmadığı, feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı, davacının eleştiri sınırını aşmayan açıklamaları nedeniyle yapılan fesih dikkate alındığında, işe başlatmama tazminatının 6 ay belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. 
  • FAZLA ÇALIŞMANIN İSPATI – BORDRODA GÖSTERİLEN FAZLA ÇALIŞMANIN SABİT NİTELİKTE OLMASI – BORDRONUN GERÇEĞİ YANSITMADIĞI

    Özet: İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. 
  • İŞÇİNİN  DİĞER BİR İŞÇİYİ SOSYAL MEDYADA RAHATSIZ EDİCİ MESAJLAR ATMASI – HAKLI NEDENLE FESİH HAKKI

    Özet: Davacının, başka bir çalışanı sosyal medyada rahatsız etmeye başladığı, çalışma ortamında rahatsız edici bakışlarda bulunduğu, yine mesai saati içinde otoparkta bu kişiye dışarıda görüşmek için teklifte bulunduğu, davacının bu davaranışlarının temadi eden sırnaşık hareketler olduğu, bu tür davranışlarının birden fazla defa tekrar ettiği ve tacize vardığı ve davalı işverence yapılan fesihin haklı nedene dayandığının anlaşılmasına göre sonucu itibari ile doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
  • DAVACI İŞÇİNİN MESAİ SAATLERİ İÇİNDE BAŞKA BİR ÇALIŞANIN ÜZERİNE KETÇAP, MAYONEZ, HARDAL VE KOVA İLE SU DÖKÜLMESİ OLAYINDA BULUNDUĞU, BU DAVRANIŞLARI KAMERAYA KAYDETTİĞİ VE AYRICA SOSYAL PAYLAŞIM SİTELERİNDE PAYLAŞTIĞI SABİT OLDUĞUNDAN FESHİN GEÇERLİ OLDUĞU

    Özet: Davacının mesai saatleri içinde başka bir çalışanın üzerine ketçap, mayonez, hardal ve kova ile su dökülmesi olayında bulunduğu, bu davranışları kameraya kaydettiği sabit olup, davacının bu davranışlarının iş yerinde olumsuzluğa neden olduğu, iş yeri çalışma düzenini bozduğu ve ayrıca sosyal paylaşım sitelerinde paylaşıldığı hep birlikte değerlendirildiğinde iş ilişkisinin sürdürülmesinin işverenden beklenemeyeceği ve feshin geçerli olduğu düşünülmeksizin davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
  • İŞÇİNİN SOSYAL PAYLAŞIM SİTESİNDE YAZDIKLARININ, İŞVEREN BANKANIN KURUMSAL İTİBARINI ZEDELEYİCİ NİTELİKTE OLDUĞU, DOĞRULUK VE BAĞLILIĞA AYKIRI KABUL EDİLMESİ GEREKTİĞİ

    Özet :Davacının iş sözleşmesi bir sosyal medya sitesinde “F.. adalet dağıtma bankası değildir çünkü sadece torpillilerin, yalakaların bankası olmuş” şeklinde ifadede bulunarak çalıştığı bankayı aşağılayıcı ve kurumsal kimliğine yakışmayan ifadelerde bulunduğu gerekçesiyle haklı nedenle feshedilmiştir. Taraflar arasında davacının yazdığı konusunda çekişme olmayan ifadeler dikkate alındığında, eleştiri sınırını aştığı, işvereni olan bankanın kurumsal itibarını zedeleyici nitelikte olduğundan doğruluk ve bağlılığa aykırıdır. Fesih haklı nedene dayanmaktadır. Davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
  • İŞ SÖZLEŞMESİNİN HAKSIZ FESHİN SONUÇLARI – ISLAH DİLEKÇESİNE KARŞI BORÇLUNUN ZAMANAŞIMI DEFİİNDE BULUNMASI – ASGARİ ÜCRET İNDİRİMİ

    Özet: Davacı, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre asgari geçim indirimi alacağı yönünden davasını ıslah etmiştir. Davalı işveren, ıslaha karşı süresinde verdiği yazılı itiraz dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Hem mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun 126/1, hem de 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Kanunun 147/1 maddesine göre asgari geçim indirimi aylık olarak işçiden kesilen gelir vergisinin bir kısmının işçiye iadesi olduğundan buna ilişkin davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu nedenle ıslahla talep edilen asgari geçim indirimi alacağının ıslah tarihinden geriye doğru 5 yılın dışında kalan ve dava dilekçesinde talep edilen miktardan fazla olan kısmı zamanaşımına uğramıştır. Gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacının fazla çalışma alacağı hakkında yeniden bir karar verilmelidir.
  • İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI – HAFTA TATİLİ ALACAĞI – ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ – ZAMANAŞIMI – ISLAH – FAİZ TÜRÜNÜN BELİRLENMESİ

    Özet: Dava, işçilik alacakları istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yılın altı ayında tüm hafta tatillerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Temyiz incelemesi yapılan emsal dosyalarda dinlenen tanık beyanlarına göre davalı işyerinde hububat hasadı yapılan yılın üç aylık döneminde hafta tatillerinde çalışıldığı sabittir. Mahkemece davacının hafta tatili alacağı yılın 3 aylık dönemi için hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. Öte yandan, davalı asgari geçim indirimi alacaklarının davacının ücretiyle birlikte banka kanalıyla ödendiğini ileri sürmüştür. Davalı delil listesinde davacının banka hesap numarasını bildirmiştir. Mahkemece bu banka hesap ekstreleri getirtilerek davacının asgari geçim indirimi alacaklarının ödenip ödenmediği hususunda bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekirken bunun yapılmaması hatalıdır. Diğer yandan, asgari geçim indirimi aylık olarak işçiden kesilen gelir vergisinin bir kısmının işçiye iadesi olduğundan buna dair davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu sebeple ıslahla talep edilen asgari geçim indirimi alacağının ıslah tarihinden geriye doğru 5 yılın dışında kalan ve dava dilekçesinde talep edilen miktardan fazla olan kısmı zamanaşımına uğramıştır. Gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacının asgari geçim indirimi alacağı hakkında yeniden bir karar verilmelidir. Ayrıca, davacının hüküm altına alınan asgari geçim indirimi işçinin ödemekle yükümlü olduğu gelir vergisinin bir kısmının işçiye iadesi olup işveren bunu işçiye ödemekle mükelleftir. Asgari geçim indirimi ücret niteliğinde bir alacak değildir. Davacının hüküm altına alınan asgari geçim indirimi alacağına yasal faiz uygulanması gerekirken mahkemece bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi hatalıdır.
  • İŞÇİNİN ÇALIŞTIĞI SÜRENİN İSPATINDA TANIK BEYANLARI

    Özet: Davacının iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödenmesini istemesi üzerine sigortalı hizmet cetveli incelenmiş fakat  davacının çalışma kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacı tanıklarının beyanları kendi çalıştıkları dönemde nazara alınarak davacının davalı işyerinde 2004 yılı 10. ayından itibaren fesih tarihine kadar çalıştığı kabul edilerek sonuca gidilmeli ve hesaplama yapılmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
  • TANIKLARIN DAVALI İŞVERENLİĞE KARŞI DAVASI OLMASI – iŞÇİLİK ALACAKLARI

    Özet: Dava, işçilik alacakları istemine ilişkindir. Davalı ödenmemiş herhangi bir yasal hak ve alacağı bulunmadığını, hiçbir haklı mazeretleri bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. ilk derece mahkemesince, davacı tarafın fazla mesai yaptığını ve genel tatillerde çalıştığını yazılı delillerle ispatlayamadığı, bu yönde dinletmiş olduğu davacı tanıklarının ise davalı işverenliğe karşı davalarının bulunması nedeniyle beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle fazla mesai ve genel tatil ücreti alacağı taleplerinin reddine karar vermiştir. Kararın temyizi üzerine 9. hukuk dairesi, aynı işverenlik aleyhine açılan davada mahkemece fazla mesai ve genel tatil alacaklarının hüküm altına alındığı, söz konusu kararların davalı vekili tarafından temyizi üzerine dairemiz tarafından onandığı anlaşılmakla, davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti taleplerinin yazılı gerekçe ile reddi hatalı olup, bozmayı gerektirdiği kararını vermiştir.