1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 14. Ceza Dairesi

14. Ceza Dairesi

  • BEDEN VE RUH SAĞLIĞINI BOZACAK ŞEKİLDE NİTELİKLİ CİNSEL SALDIRI –  GÖNÜLLÜ VAZGEÇME TEŞEBBÜS AYRIMI – ŞANTAJ – ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL

    Özet: Sanığın mağdureye yönelik hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkânı olduğu halde bundan vazgeçerek icra hareketlerine kendiliğinden son verdiğinin anlaşılması karşısında, gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanmak suretiyle o ana kadarki eylemleri basit cinsel saldırı kabul edilerek  bu suça göre değerlendirme yapılması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşürülerek nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan hüküm kurulması; mağdurenin ruh sağlığının, olay nedeniyle mi yoksa olaydan sonra yaşadığı çevresel ve ailesel etkiler nedeniyle mi bozulduğunun tespiti ve bu hususta tam bir vicdani kanı edinilebilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alındıktan sonra sanık hakkında TCK'nın 102/5 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının takdiri yerine eksik araştırma ile anılan maddenin uygulanmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
  • FUHUŞ SUÇU – ZİNCİRLEME SUÇ (TCK 43) – HÜKÜMDEN SONRA SANIĞIN ÖLÜMÜ

    Özet: Olayda, fuhuş suçu üzerine verilen karar sanıklar müdafii tarafından Yargıtay'a taşınmıştır. Yargıtay 14. hukuk dairesi, sanık Şaban hakkındaki incelemesinde TCK'nın 227. maddesinde düzenlenen fuhuş suçunun mağdure sayısınca oluşacağı ve her bir mağdureye yönelik bir çok kez yer temin edilmesi nedeniyle cezalarının 43. madde ile de arttırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tek uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından temyiz itirazlarını reddedip hükmü onamıştır. Sanık Mehmet hakkında ise Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla üzerinden alınan nüfus kayıt örneğinden hükümden sonra öldüğü anlaşılmakta olduğundan mahallinde gerekli araştırma yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi lüzumu bozmayı gerektirmiştir.
  • GEREKÇELİ HÜKÜMDE HANGİ DELİLLERE İTİBAR EDİLDİĞİNİN  AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ – SANIĞIN KOLLUKTA MÜDAFİİ HAZIR OLMAKSIZIN VERDİĞİ İKRAR İÇERİKLİ SAVUNMANIN ESAS ALINARAK HÜKÜM KURULAMAYACAĞI

    Özet: Yapılan yargılama sırasında hukuka uygun şekilde toplanan tüm deliller değerlendirilip gerekçeli hükümde hangisine itibar edildiği açıklanarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın kollukta müdafii hazır olmaksızın verdiği ikrar içerikli savunması esas alınarak hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 148/4. maddesine aykırı davranılması bozmayı gerektirmiştir.
  • HAYASIZCA HAREKET VE CİNSEL TACİZ – MAĞDURLARA CİNSEL ORGANINI GÖSTERME

    Özet: Sanığın mağdurelere parkta pantolonun fermuarını açıp cinsel organını göstermek suretiyle tek fiil ile birden fazla kişiye karışı cinsel taciz suçunu işlediği, 12.01.2010 tarihinde de yolda yürüyen mağdure Y.'ye aynı şekilde cinsel organını gösterdiği anlaşılmakla, sanığın kastının yoğunluğu suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve sanığın cinsel organını göstermesinin cinsel taciz suçu yanında ayrıca hayasızca harekette bulunma suçunu da oluşturmasına karşın TCK'nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren cinsel taciz suçundan hüküm kuruluyor ise de; hayâsızca hakarette bulunma suçunu düzenleyen aynı kanunun 225. maddesinde cezanın alt sınırı 6 ay olarak belirlendiğinden, hakkaniyet ve orantılılık ilkesi gözetilerek bu ceza miktarının altında kalmayacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak bir ceza belirlenip, mağdureler G... ve M...'ye yönelik eylemi nedeniyle bir kez TCK'nın 105/1 ve 43/2., mağdure Y....'ye karşı eylemi nedeniyle bir kez 105/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iki kez 225/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
  • BABANIN 8 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUNU EVDEN KOVMASI – KÖTÜ MUAMELE SUÇU

    Özet: Velâyet hakkı kendisinde bulunan oğlu mağdura aile içi sorunlar nedeniyle baskı yaparak evden kovmak suretiyle mağdurun sekiz gün dışarıda kalmasına neden olan sanığın eyleminin TCK'nın 232. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
  • CİNSEL İSTİSMAR – RUH SAĞLIĞININ BOZULUP BOZULMADIĞI KONUSUNDA DÜZENLENEN RAPORDA MUHALİF OY – LEHE KANUN UYARLAMASI

    Özet: Cinsel istismar suçunda; mağdurenin olay sebebiyle ruh sağlığının bozulduğuna dair Adli Tıp Kurulu 6. İhtisas Kurulu raporunun; Adli Tıp uzmanı, ruh ve sinir hastalıkları uzmanıyla çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının "... etkilenmenin ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede bulunmadığı" şeklinde görüş bildirerek, muhalif kalmaları sebebiyle oyçokluğuyla düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, tam bir vicdani kanı oluşabilmesi için mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılması gerekir. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerekir.
  • CİNSEL TACİZ – HUKUKA UYGUNLUK NEDENLERİNDEN OLAN MAĞDURUN RIZASI

    Özet: Sanığın telefonlarında, katılanın telefonundan gönderilmiş cinsel içerikli bir kısım mesajların bulunmuştur. HTS raporları tespit edilen bu mesajların katılan tarafından gönderildiğini doğrulanmıştır. ayrıca sanık ile katılan arasında karşılıklı olarak yargılamaya konu taciz eylemlerinin gerçekleştiği iddia olunan dönemi de kapsayacak şekilde uzun süredir devam eden çok sayıda mesajlaşma bulunması karşısında, sanığın söz konusu mesajları katılanın bilgisi ve rızası dahilinde gönderdiği ve gönderilerine olumlu cevaplarda aldığının anlaşıldığı, dolayısıyla eylemin hukuka uygunluk nedeni kapsamında işlendiği gözetilmelidir. Sanığın beraatine karar verilmelidir.
  • EVİNE KADAR TAKİP EDİP TELEFON NUMARASI VERME – CİNSEL TACİZ

    Özet: Evine doğru giden mağdurenin arkasından arkadaşıyla birlikte gelip mağdureyi evine kadar ısrarla takip eden ve yazdığı kağıdı mağdureye verip “beni bu numaradan ararsın” şeklinde sırnaşıkça hareketlerde bulunan sanığın eylemi cinsel taciz suçunu oluşturmaktadır.