1. Anasayfa
  2. tazminat
  • MALİ HAKLARA TECAVÜZ – TELİF TAZMİNATI – LİSANSSIZ YAZILIM KULLANILMASI SEBEBİYLE TAZMİNAT TALEBİ

    Özet: Davalı şirketlerin, davacı şirkete ait bilgisayar yazılım programını izinsiz ve lisanssız olarak kullandığı iddiasıyla, tazminat talebine ilişkindir. Dava konusu edilen 3 adet lisanssız yazılımın davalılara ait bilgisayarlarda kullanıldığı, bilirkişilerce belirlenen rayiç bedelin, dava tarihi itibariyle TCMB efektif satış kurundan çevrilmesi sonucu elde edilen bedelin üç katı tutarı tazminattan davalıların sorumlu olduğuna karar verilmesi doğrudur.
  • GÖREVSİZ MAHKEME – CİSMANİ ZARAR NEDENİYLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ

    Özet: Dava, hizmet kusuru sonucu oluşan cismani zarar nedenine dayalı maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davalı, davanın idare aleyhinde açılması gerektiğinden bahisle davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalılara atfedilebilecek kusur bulunmadığı gerekçesi ile davanın esastan reddine karar vermiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararına göre ise, davalı başhekimlik bir kamu tüzel kişisidir ve kamu hizmetinin görülmesi sırasında ve hizmet kusurundan doğan zararların gideriminde idari yargı görevlidir. Ek olarak, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları idare aleyhine açılabileceğinden söz konusu kamu kurumunda çalışan diğer davalı doktora husumet tevcih edilmesi doğru değildir. Bu nedenle, işin esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır ve karar usul ve yasaya uygun düşmediğinden bozmayı gerektirmiştir.
  • SAHTE VEKALETNAMEDE NOTERİN SORUMLULUĞU

    Özet: Davacı, noterlikçe düzenlenen sahte vekaletname ile üçüncü kişiye ait çalıntı aracın, diğer davalı olan noterlik tarafından yapılan satış işlemi sonucunda kendisine satıldığını, sonradan aracın gerçek maliki tarafından aracın elinden alındığını, davalıların özen yükümlülüğünü yerine getirmemeleri nedeni ile, davacının zarara uğradığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı noterlikler, hırsızlık suçunun ilgili merciilere bildirilmemiş olduğu, uygun illiyet bağının kanıtlanamamış olduğu, belgedeki sahteliğin çıplak göz ile görülmesinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddi isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, kararın temyizi ile Yargıtay 3. Hukuk dairesi kararı usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
  • BURUN KIRILMASI NEDENİYLE EŞTEN MADDİ MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ – TAZMİNATTA HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ (MÜTERAFİK KUSUR) – CEZA MAHKEMESİ KARARLARININ HUKUK MAHKEMESİNDEKİ BAĞLAYICILIĞI

    Özet: Davacı, darp edildiği gerekçesiyle eşine karşı maddi-manevi tazminat davası açmış dava sonucunda maddi tazminata hükmedilmiştir. Davalının ceza mahkemesindeki yargılaması sonucunda, haksız tahrik altında söz konusu eylemi gerçekleştirdiği saptanmıştır. Ceza mahkemesi kararları kural olarak hukuk mahkemesini bağlamamakla birlikte ceza mahkemesinin olayların tespitine yönelik kararları hukuk mahkemesini bağlayacağından hükmedilen tazminattan da haksız tahrik indirimi yapılmalıdır;zira haksız tahrik davacının zararın oluşmasındaki müterafik kusurunu ifade eder.
  • MÜLKİYET HAKKINI KULLANAMAMAKTAN TAZMİNAT TALEBİ – TAŞINMAZIN KISITLI OLMASI

    Özet: Davada, davacının mülkiyet hakkını kullanamadığı ve tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının uyuşmazlık konusu taşınmazı edindiği tarih itibari ile taşınmaz için kısıtlılık durumun mevcut olduğu, yukarıda belirtilen Avrupa İnsan Mahkemesi kararında belirtilen mülkiyet hakkının geçmişte belirli bir süre engellenmiş olma durumunun eski malikler açısından gerçekleşmiş olmasına karşın, 17.07.2012 tarihli satış işlemi sonucu mülkiyet sahibi olan davacı açısından kısıtlılık halinden kaynaklanan ve tazminatı gerektirir mağduriyetinin henüz bulunmadığı açıktır.Bu durumda, İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tazminat talebinin kabulüne ilişkin temyize konu mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
  • KARISINA FİZİKSEL ŞİDDET UYGULAYAN VE ORTAK ÇOCUKLARINI KÜRTAJLA ALDIRMAYA ZORLAYAN KOCANIN KENDİSİNİ TEHDİT EDEN VE KENDİSİNE HAKARET EDEN KADINDAN DAHA AĞIR KUSURLU OLMADIĞI – KADININ TAZMİNAT TALEBİNİN REDDİNİN GEREKTİĞİ

    Özet: Mahkemece, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını ve boşanmayı gerektiren olaylarda her iki taraf da kusurlu, ancak eşine göre kocanın daha fazla kusurlu bulunduğu kabul edilmiştir. Ne var ki; yapılan tahkikat ve toplanan delillerden; davacı-davalı kocanın eşine fiziksel şiddet uygulaması ve ortak çocuğu kürtajla aldırma konusunda eşine baskı yapması ve ailesinin evlilik birliğine müdahalesine ses çıkarmamasına karşılık; davalı-davacı kadının da ailesinin evlilik birliğine müdahalesine ses çıkarmadığı, ev eşyasına zarar verdiği, kocasına tehdit ve hakarette bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu olaylar karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda taraflardan birinin kusurunun diğerinden baskın olduğu söylenemez. Tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri gerekir. Durum böyleyken, mahkemece davacı-davalı kocanın daha ağır kusurlu bulunması doğru olmadığı gibi; eşit kusurlu eş yararına tazminatlara karar verilemeyeceği (TMK 174/1-2) ve bu sebeple davalı-davacı kadının tazminat taleplerinin reddi yerine yazılı şekilde maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
  • TAZMİNAT DAVASI – KARAR DÜZELTME İSTEMİ – İDARECE TESCİL İŞLEMİNİN KUSURLU OLARAK İŞLETİLMİŞ OLMASI NEDENİYLE DAVACININ UĞRAMIŞ OLDUĞU ZARARIN TAZMİNİN GEREKECEĞİ – DAVANIN REDDİNİN İSABETSİZ OLUŞU – KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN KABULÜYLE HÜKMÜN BOZULDUĞU

    Özet: Davalı idarece; davacıya ait araca el konulmak suretiyle gerçekleştirilen eylem ve işlemlerin idarenin yürüttüğü hizmetin bir gereği olarak tesis edildiği düşünülse de, bu durum davalı idarenin aracın tescili aşamasında kusurlu hareket ettiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağından davalı idarece tescil işleminin kusurlu olarak işletilmiş olması nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın tazmini gerekeceğinden aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
  • KASKO SİGORTA POLİÇESİNE DAYALI TAZMİNAT – ARACIN ZEMİNDEN 8 CM YÜKSEK LOGAR KAPAĞINA ÇARPARAK HASARLANMASI – SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURUMU

    Özet: Davacı, davacıya kasko sigortası ile sigortalanmış aracın seyir halinde iken zeminden 8 cm yükseklikte bulunan logar kapağına çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, kazanın davalı kurumun kusurundan kaynaklandığını belirterek, sigortalısına ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davanın kısmen kabulü ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi doğrudur.
  • İŞ KAZASINDAN DOĞAN RÜCUAN TAZMİNAT – ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTAL KARARI – TAZMİNAT

    Özet: İş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin tazminine olanak bulunan kısmının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesinde yasal zorunluluk bulunduğundan, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyularak yukarıda açıklanan maddi ve yasal olgular dikkate alınarak yapılacak inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonraki sayfa »