1. Anasayfa
  2. Medeni Usul Hukuku
  • TAPU İPTALİ VE TESCİL – VASİNİN AÇTIĞI DAVADA YARGILAMA AŞAMASINDA KISITLININ ÖLMESİ – TARAF OLABİLME EHLİYETİNİN ARAŞTIRILIP SAPTANMASI

    Özet: Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacının kısıtlandığı, kendisine oğlunun vasi tayin edildiği, davacının kayden maliki olduğu çekişme konusu taşınmazı davalıya satış suretiyle devrettiği, devir tarihinde davacının hukuki ehliyeti bulunmadığından temlikin geçersiz olduğu iddiasıyla davacı vasisi oğlunun eldeki davayı açtığı, yargılama aşamasında, kısıtlı davacının öldüğü, geriye oğlu olan vasi ile dava dışı 6 çocuğunun kaldıkları, Mahkemece, vasi oğula husumet eksikliğini tamamlaması için iki haftalık kesin süre verildiği, ancak kesin süreye rağmen anılan eksikliği gidermediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı yargılama sırasında öldüğüne göre, davanın ölenin mirasçıları tarafından yürütülmesi gerektiği açık olup, davadan usulen haberdar edilmeleri zorunludur. Davada taraf olabilme ehliyetinin araştırılıp saptanması konusu, usul hukukuna dair olup dava şartlarından sayıldığından mahkemece resen yerine getirilmelidir. Bu halde, mahkemece yapılacak iş, davacının mirasçılarını belirleyip onlara davetiye göndererek davaya iştiraklerini sağlamaktır. Mahkemece yapılması gereken işin, vasi sıfatıyla dava açan ve sonrasında mirasçı olan oğluna kesin süre verilerek yüklenmesi doğru değildir. Hâl böyle olunca, davacı mirasçılarına tebligat yapılması, davayı takip etmezler ise davayı takip eden oğula, ölü davacı terekesine temsilci atanması için süre verilmesi ve bu şekilde öncelikle teşkilinin sağlanması gerekir.
  • KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLUYLA TAKİP – YETKİ İTİRAZI VETAKİBİN İPTALİ İSTEMİ – YETKİSİZ MAHKEME TARAFINDAN İHTİYATİ HACİZ KARARI ALINMIŞ OLMASI

    Özet: Borçlu şirketin yerleşim yeri adresinin Boğazlıyan'da bulunduğu ile takibe konu çekin Boğazlıyan'da keşide edildiği ve muhatabın da bu yerde bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, ihtiyati haciz kararı Kayseri Mahkemesi nezdinde alınmış ve icra takibi  Kayseri icra dairesinde başlatılmıştır. Bu durumda; icra dairesinin yetkisinin İİK’nın 50. maddesi atfı ile HMK’nın genel yetki kuralları uyarınca belirlenmesi gerekir. HMK'nın 6. maddesine göre borçlu şirketin yerleşim yeri icra dairesi yetkilidir. Olayda borçlu şirketin yerleşim yeri Boğazlıyan ilçesinde bulunduğundan icra takibinin başlatıldığı Kayseri 8. İcra Müdürlüğü iş bu takip yönünden yetkisizdir.
  • BOŞANMA İLAMINI KESİNLEŞMESİYLE TAŞINMAZIN AİLE KONUTU NİTELİĞİNDEN ÇIKMASI – ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL İSTEMİ – ANAHTAR TESLİMİ – TANIK BEYANLARI – EMSAL KARŞILAŞTIRMASI

    Özet: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. Somut olayda, davalı tanığının beyanı gözetilerek, dava konusu davacıya ait mesken niteliğindeki bağımsız bölümün anahtarının halen davalıda bulunduğu, davalının taşınmazla ilişkisini fiilen sonlandırmadığı, başka bir ifade ile taşınmazın hakimiyetinin halen davalıda olduğu, anahtar teslim edilmediği sürece davalının taşınmaza elattığının kabulünün gerektiği, boşanma ilamının kesinleşme tarihinden sonra taşınmazın aile konutu niteliğinden çıktığı, boşanma tarihinden dava tarihine kadar ecrimisil hesabı yapılması ve elatmanın önlenmesi yönünde karar verilmesi gerektiği açıktır. Bu yön gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
  • İHTİYATİ TEDBİR KARARININ ETKİSİ

    Özet: HMK'nın 397/2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediğinden, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. O halde mahkemece, Sarayköy İcra Hukuk Mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına aykırı olarak icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmesi nedeniyle, icra müdürlüğünce paranın alacaklıdan geri istenerek, icra kasasında muhafaza edilmesi yönünde işlem tesis edilmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulü ile alacaklı tarafa fazla ödenen kısmın borçlu tarafa iadesi yönünde işlem yapılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
  • İCRA KASASINDA TAKİP DAYANAĞI SENEDİN BULUNMAMASI NEDENİYLE ÖDEME EMRİNİN İPTALİ İSTEMİ

    Özet: Takip dayanağı çekin icra kasasında bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptali talebiyle şikayet yoluna başvuran borçlunun talebinin reddedilmesi ve daire kararına uyulması gerekirken şikayetin  kabulü hukuka aykırıdır. Zira alacaklı, yapması gerekeni yapıp takip talebine çekin aslını eklemiştir, daha sonra icra kasasında yer olmaması nedeniyle çekin alacaklı vekiline teslimi ödeme emrinin iptalini gerektirmez.
  • İCRA EMRİNE HESAP NUMARALARININ YAZILMADIĞI VE ALACAKLILARDAN HER BİRİNE ÖDENECEK MİKTARIN  YAZILMADIĞI GEREKÇELERİYLE İCRA EMRİNİN İPTALİ

    Özet: Yerel mahkeme, icra emrinde banka hesap bilgilerinin bulunmadığı ve takip alacaklılarına ödenecek miktarlar açıkça belirtilmediğinden icra emrinin iptaline karar vermiştir. Hesap numaralarının eksikliği sonradan giderilebilecek bir eksiklik olup alacaklılardan her birine ne kadar ödeme yapılacağı da onların iç ilişkilerini ilgilendiren bir konudur. Mahkemece iptal kararına gerekçe gösterilen bu nedenler icra emrinin iptalini gerektirmez.
  • TÜKETİCİNİN TAKSİTLER İÇİN VERDİĞİ BONO – İTİRAZIN KALDIRILMASI

    Özet: Borçlunun tüketici olduğu ve takip dayanağı bonoları taksitle satı ş sözleşmesi karşılığında verdiği anlaşılmıştır. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ilgili hükmü gereğince, bu şekildeki senetlerin ancak nama yazılı olabilecek değilse geçersiz olacak ve borçlu bunu itirazında bildirmese de bu husus kamu düzeninden olduğundan resen nazara alınacaktır.Söz konusu uyuşmazlığın  Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre çözülmesi gerektiğinden mahkemece itirazın kaldırılması talebinin reddi gerekirken işin esasına girilmesi hatalıdır.
  • KAT MÜLKİYETİ KANUNUNDAN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARDA YETKİ

    Özet: Kat mülkiyetinden kaynaklı ortak gider alacağına ilişkin itirazın iptali davasında verilen kararın onanması üzerine yapılan karar düzeltme talebi neticesinde, Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan uyuşmazlıklarda ana taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olduğundan davanın usulden reddi gerekirken kısmen kabulünün  isabetli olmadığına karar verilmiştir.
Sonraki sayfa »