1. Anasayfa
  2. Kambiyo
  • KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLU YERİNE GENEL HACİZ YOLLA TAKİBİN BAŞLATILMASI – BONONUN ZAMANAŞIMINA UĞRAMASI – İTİRAZ SEBEPLERİ SONRADAN DEĞİŞTİRİLEMEZ VE GENİŞLETİLEMEZ

    Özet: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bir adet bonoya dayalı olarak genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı,İİK'nın 63.maddesi uyarınca, itiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Zamanaşımı itirazı, senet metninden anlaşılan itiraz sebepleri arasındadır. O halde mahkemece, takibe konu belgenin bono vasfını taşıması nedeni ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu yerine genel haciz yolunun seçilmesinin, senedin tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 661. maddesinin uygulanmasını engellemeyeceği de gözetilerek, borçlunun zamanaşımı itirazı incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
  • İCRA KASASINDA TAKİP DAYANAĞI SENEDİN BULUNMAMASI NEDENİYLE ÖDEME EMRİNİN İPTALİ İSTEMİ

    Özet: Takip dayanağı çekin icra kasasında bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptali talebiyle şikayet yoluna başvuran borçlunun talebinin reddedilmesi ve daire kararına uyulması gerekirken şikayetin  kabulü hukuka aykırıdır. Zira alacaklı, yapması gerekeni yapıp takip talebine çekin aslını eklemiştir, daha sonra icra kasasında yer olmaması nedeniyle çekin alacaklı vekiline teslimi ödeme emrinin iptalini gerektirmez.
  • TAKİBE KONULAN BONONUN ZAMANAŞIMINA UĞRADIĞI İTİRAZI

    Özet: Borçlu, itirazında 10.02.2011 vadeli bononun zamanaşımına uğradığını ve buna dayalı takip yapılamayacağını iddia etmiş ancak yapılan incelemede, bononun zamanaşımı süresi dolmadan 7.2.2014 tarihinde takibe konulduğu anlaşılmıştır. Öyle ise yerel mahkemenin kararında hukuka aykırılık yoktur.
  • TÜKETİCİNİN TAKSİTLER İÇİN VERDİĞİ BONO – İTİRAZIN KALDIRILMASI

    Özet: Borçlunun tüketici olduğu ve takip dayanağı bonoları taksitle satı ş sözleşmesi karşılığında verdiği anlaşılmıştır. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ilgili hükmü gereğince, bu şekildeki senetlerin ancak nama yazılı olabilecek değilse geçersiz olacak ve borçlu bunu itirazında bildirmese de bu husus kamu düzeninden olduğundan resen nazara alınacaktır.Söz konusu uyuşmazlığın  Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre çözülmesi gerektiğinden mahkemece itirazın kaldırılması talebinin reddi gerekirken işin esasına girilmesi hatalıdır.
  • ÇEK BEDELİ – ÇEK BEDELİNİN SEHVEN TAKİBE KONULMASI – BORCA İTİRAZ – TAZMİNAT TALEBİ – VEKALET ÜCRETİ

    Özet: Alacaklı vekilinin, şikayet tarihinden sonra takip dosyasında, çek bedelinin sehven takibe konulduğunu beyan ederek, feragat harcını yatırması ile takip dosyası kapatılmıştır fakat borçlu borca itirazı ile birlikte tazminat talebi ile vekalet ücreti talebinde bulunduğundan, mahkemece, borçlunun itirazında haklı olup olmadığı değerlendirilmelidir. Oluşacak sonuca göre tazminat talebi ve yargılama gideri ile vekalet ücreti talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
  • ŞİRKET ADINA ÇEK DÜZENLEYEN KİŞİNİN ŞAHSEN SORUMLULUĞU – ŞİRKETİ TEMSİL YETKİSİ

    Özet: Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre davacının şirketi temsil yetkisinin 30/12/2010 tarihinde sona erdiği, çekin keşide tarihi olan 30/06/2012 tarihi itibariyle davacı temsilci olmadığından şirket adına çek keşide etmesinin mümkün olmadığı, öte yandan, davacının çekin ileri vadeli olarak düzenlendiği iddiasını ispat edecek mahiyette delil sunamadığı, dosyaya sunulan excel formatında yazılmış belge ise tek taraflı olarak düzenlenmiş olup delil olarak kabul edilemeyeceği, davacının çekten şahsen sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
  • MENFİ TESPİT – LEHDARA PROTESTO ZORUNLULUĞU – TAKİP HAKKININ DÜŞTÜĞÜ

    Özet: Davaya konu takibe dayanak senette davacının lehtar ciranta olduğu, davalının kambiyo yolu ile takip yapabilmesi için 6762 sayılı TTK'nın 690. maddesinin yollaması ile 642. maddesi uyarınca senet lehtarı olan davacıya protesto çekmesi zorunlu olduğu, aksi takdirde müracaat hakkının kaybolacağı, davalının takip yapmadan önce ödememe protestosu çektiğine dair dosyada belge bulunmadığı, davalının ödememe protestosu çekmediğinden lehtar ciranta davacıya karşı müracaat hakkının düştüğü, davalının kambiyo senedinden kaynaklanan takip hakkı düşmüş bulunduğundan davacının davaya konu senet sebebiyle davacıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olduğu sabit olmadığından kötüniyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş olup, usul ve yasaya uygun kararın onanması gerekmiştir.
  • SENETTE 3. KİŞİYİ LEHTAR GÖSTERİP CİRO ETTİREREK KENDİNİ ALACAKLI HALE GETİRME – BORÇLUNUN ADRESİNİN YANLIŞ GÖSTERİLİP TAKİBİN KESİNLEŞTİRİLMESİ – DOLANDIRICILIK VE RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇLARI

    Özet: Adli Tıp Kurumu raporu ile akli melekelerinin kendi başına hayat sürmesi için yeterli olmadığı, zeka geriliği bulunduğu belirlenmiş olan tanığın elinde üvey babası katılanın beyaz bonosunun bulunduğu, tanığın bu durumunu bilen ve bu halinden istifade etmek isteyen sanığın senette lehtar olarak tanığı gösterip ciro ettirerek kendisini alacaklı hale getirdiği, icra takibinde katılanın adresi olarak tanığın üvey babası adına tebligatı alabileceği bir adresi gösterip tebligatı tanığa yaptırarak icra takibini kesinleştirdiği ve katılanın taşınmazlarını icra vasıtasıyla sattırıp tapuda üzerine tescil ettirdikten sonra ertesi gün yine tapuda satarak elinden çıkardığı olayda, mahkemenin sanık yönünden "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarının oluştuğuna yönelik kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Sonraki sayfa »