1. Anasayfa
  2. İdare Hukuku
  • ENGELLİ SAĞLIK KURULU RAPORUNUN İPTALİ İSTEMİ – KESİN VE İCRAİ İŞLEM NİTELİĞİ

    Özet: Davacı, engelli sağlık kurulu raporunun iptali istemiyle dava açmış ancak mahkemece bu işlemin iptal davasına konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı gerekçesiyle esasa girilmeden ret kararı verilmiştir.Uyuşmazlık ile ilgili olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesi irdelendiğinde; özürlü sağlık kurulu raporuna yapılan itiraz üzerine raporların aynı olması durumunda özürlü sağlık kurulu raporunun kesinleşeceği, farklı olması durumunda ise hakem hastanenin vereceği karar üzerine özürlü sağlık kurulu raporunun kesinleşeceği yani uygulanması halinde kişilerin hukuki durumunda değişikliğe ve hak kaybına yol açabileceği, sonuçları itibari ile kişilere bir statü vereceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece işin esasına göre inceleme yapılması gerekirken ret kararı verilmesi hukuka aykırıdır.  
  • MORG ÜNİTESİNE YERLEŞTİRİLEN GİZLİ KAMERA – ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ 

    Özet: Olayda bir eğitim araştırma hastahanesi morg ünitesinde çalışan sözleşmeli memur çalışma odasında gizli kamera olduğu iddiasıyla ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle şikayette bulunmuştur. Rektörlükçe konuyla ilgili yapılan soruşturmada şüpheliler kameranın hastahanenin güvenliği için kurulmuş olduğu ve söz konusu odanın kişisel bir oda olmadığı beyanlarında bulunmuşlardır. Rektörlükçe oluşturulan Yetkili kurul tarafından men-i muhakeme kararı verilmiş ve bu yetkili dairece onanmıştır. Bunun üzerine Danıştay, özel hayatın gizliliği suçunun maddi unsurunun kişilerin gizli yaşam alanına girerek veya başka suretle başkaları tarafından görülmesi mümkün olmayan bir özel yaşam olayının saptanması ve kaydedilmesi olduğu ve olaydaki odanın da şikayetçiye bir anlamda yaşam alanı olarak tahsis edilmiş olduğu gerekçesiyle men-i muhakeme kararını bozmuştur.
  • NOTER SATIŞ SÖZLEŞMESİ İLE ALINAN ARACIN ÇALINTI ÇIKMASI – DANIŞTAY’IN KARAR BOZMA SEBEPLERİ

    Özet: Dava noter satış sözleşmesi ile alınan aracın çalıntı çıkması nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. İdare Mahkemesi'nce, uyuşmazlık konusu olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle tazminat talebinin kabulü yolunda verilen kararın, hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Danıştay ise 2577 sayılı Kanun gereğince Danıştay'ın temyiz incelemesinde görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerine uyulmamış olunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozabileceği ve temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı gerekçesiyle kararı onamıştır.
  • SOSYAL PAYLAŞIM SİTESİNDE BELEDİYE ALEYHİNE YAPILAN YORUMU BEĞENEN ÇALIŞANIN SÖZLEŞMESİNİN YENİLENMEMESİ İŞLEMİNİN İPTALİ

    Özet: Tekniker kadrosunda sözleşmeli personel olarak işe alınan fakat trafik zabıtası olarak çalışan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesi işlemine karşı açtığı iptal davasında;  davacının görev yaptığı süre içerisinde göreviyle ilgili olarak yetersizliği veya başarısızlığına ilişkin somut hiç bir saptamada bulunulmadığı, dava konusu işlemin salt idareye tanınan takdir yetkisi kullanılmak suretiyle tesis edildiği, böylelikle davalı idarece davacının, bir sosyal paylaşım sitesinde belediye başkanlığı aleyhine yapılan olumsuz yorumları beğenme şeklindeki eylemi nedeniyle performansının 38 puan olarak değerlendirilmesi üzerine kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
  • İŞGAL VE FAYDALANMA

    Özet: Dosyadaki fotoğraflardan dava konusu yerin ormanlık alanın kenarında ve eğimli bir yerde bulunduğunun ve zabıt mümzisinin arazinin TTK'nın eski irtifak sahası içinde olduğunun belirtmesine göre mahallinde 3 kişilik bilirkişiler heyeti ile keşif yapılarak eski tarihli hava fotoğrafı, amenajman haritası da tatbik edilerek, TTK'nın yerin kullanımı ile ilgili belgelerde araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi Yargıtay 3. ceza dairesi tarafından bozulmuştur.
  • KANUN YARARINA BOZMA – HIZ SINIRINI İHLAL ETMEK VE ARACIN MUAYENE SÜRESİNİ GEÇİRMEK

    Özet: Olayda hız sınırını ihlal etmek ve aracın muayene süresini geçirmek eylemlerinden kabahatli H. hakkında, idari para cezası uygulanmasına dair karar tutanağına karşı yapılan başvurunun kabulüne ilişkin Sulh Ceza Mahkemesi kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesi ile daireye verilmiştir. Kabahatli hakkında hız sınırı ihlali nedeniyle uygulanan idari para cezası ile birlikte, kabahatliye ait aracın muayene süresinin geçirilmesine ilişkin idari para cezasının da uygulanması karşısında, itiraz hakkında karar verme yetkisinin İdare Mahkemelerine ait olduğu gözetilmeksizin, başvurunun yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden kanun yararına bozma amacıyla ihbar olunmuştur. Bunun üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi İdari para cezasına karşı açılan davanın çözümünde Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde olmadığı gerekçesiyle reddetmiştir.
  • DİSİPLİN CEZASI – FİİLİ TECAVÜZ – DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASI – EYLEMLE CEZA ARASINDA DENGE BULUNMASI GEREKTİĞİ

    Özet: Okul müdür yardımcısının, okul müdürüne tokat atıp tekmelemesi eylemine disiplin cezası verilmesini gerekir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile bu bağlamda "fiili tecavüz" olarak nitelendirilen itme eylemi arasında adil bir dengenin bulunmadığı açık olduğundan, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
  • MÜLKİYET HAKKINI KULLANAMAMAKTAN TAZMİNAT TALEBİ – TAŞINMAZIN KISITLI OLMASI

    Özet: Davada, davacının mülkiyet hakkını kullanamadığı ve tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının uyuşmazlık konusu taşınmazı edindiği tarih itibari ile taşınmaz için kısıtlılık durumun mevcut olduğu, yukarıda belirtilen Avrupa İnsan Mahkemesi kararında belirtilen mülkiyet hakkının geçmişte belirli bir süre engellenmiş olma durumunun eski malikler açısından gerçekleşmiş olmasına karşın, 17.07.2012 tarihli satış işlemi sonucu mülkiyet sahibi olan davacı açısından kısıtlılık halinden kaynaklanan ve tazminatı gerektirir mağduriyetinin henüz bulunmadığı açıktır.Bu durumda, İdare Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tazminat talebinin kabulüne ilişkin temyize konu mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
  • REKLAMLARIN TÜKETİCİNİN KORUNMASI KANUNU’NA AYKIRILIĞI

    Özet: Uyuşmazlığa konu reklamların yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesinden; reklamda, anılan hastaneye ticari görünüm kazandıran ifadelere yer verildiği, reklamın tercih edilirliği artırmaya ve talep yaratmaya yönelik olduğu ve Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 60. maddesi kapsamında izin verilen sınırların dışında kaldığı, bu şekilde sağlık hizmetlerinin tanıtımına yönelik mevzuat ve 4077 sayılı Kanun'un 16. maddesine aykırı olduğu sonucuna varıldığından, söz konusu reklam nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Sonraki sayfa »